AYT’de Çok Yanlış Yapıyorum, Ne Yapmalıyım?

Publish Date: Updated Date:

Editör Notu

Bir öğrenci AYT denemesinden çıktığında netinden önce yanlış sayısına bakabilir.

“Bu kadar çalışıyorum ama hâlâ çok yanlışım çıkıyor.”

Bu durum öğrencide doğal olarak şu düşünceyi oluşturabilir:

“Demek ki yeterince bilmiyorum.”

Bazen gerçekten bilgi eksiği vardır.

Fakat her yanlış, öğrencinin konuyu bilmediğini göstermez.

Bir soru yanlış yapılmış olabilir çünkü öğrenci:

konuyu bilmiyordur,

bilgiyi hatırlayamamıştır,

soruyu yanlış anlamıştır,

uygun yöntemi seçememiştir,

işlem hatası yapmıştır,

iki seçenek arasında yanlış karar vermiştir,

süre baskısı yaşamıştır

veya bildiği bilgiyi yeni bir soru üzerinde kullanamamıştır.

Cevap anahtarında bunların tamamı aynı görünür:

Yanlış.

Eğitim açısından ise aynı değildir.

Bu nedenle yanlışları azaltmanın ilk adımı daha fazla soru çözmek değil, yanlışların neden oluştuğunu anlamaktır.

 

Yanlış Sayısı Tek Başına Yeterli Bir Veri Değildir

İki öğrencinin aynı AYT denemesinde 10 yanlışı olduğunu düşünelim.

İlk öğrencinin yanlışlarının sekizi hiç öğrenmediği konulardan geliyor olabilir.

İkinci öğrencinin ise konuları bildiği hâlde:

üç işlem hatası,

iki soru okuma hatası,

iki yanlış yöntem seçimi,

üç süre kaynaklı hatası

olabilir.

Cevap kâğıdında iki öğrenci birbirine benzer görünür.

Fakat ihtiyaçları tamamen farklıdır.

Birincisinin bilgi açığını kapatması gerekirken ikincisinin sınav davranışını geliştirmesi gerekebilir.

Aynı sonuç, aynı problemi göstermez.

 

İlk Ayrım: Bilgi Yanlışı mı?

Yanlış yapılan soru tekrar ele alındığında öğrenci kendisine şunu sormalıdır:

“Bu soruyu çözmek için gerekli bilgiyi gerçekten biliyor muydum?”

Eğer temel kavram bilinmiyorsa veya gerekli ilişki hiç öğrenilmemişse problem büyük ölçüde bilgi eksikliğidir.

Bu durumda ilgili konuya dönmek anlamlıdır.

Fakat öğrenci bilgiyi biliyor ve soruyu yeniden gördüğünde nasıl çözüleceğini anlayabiliyorsa başka nedenler araştırılmalıdır.

 

Unutmak ile Hiç Öğrenmemek Aynı Değildir

Öğrenci bir konuyu daha önce öğrenmiş olabilir fakat uzun süredir kullanmadığı için gerekli bilgiye ulaşmakta zorlanabilir.

Bu durumda bütün konuyu sıfırdan öğrenmeye dönmek gerekmeyebilir.

Kısa tekrarlar,

aktif hatırlama,

karma sorular

ve belirli aralıklarla yeniden kullanım

daha uygun olabilir.

Bu ayrım çalışma süresinin doğru kullanılmasını sağlar.

 

Yöntem Yanlışı Nedir?

Öğrenci sorunun hangi konuyla ilgili olduğunu bilir.

Gerekli bilgileri de hatırlar.

Fakat yanlış çözüm yolunu seçer.

Uzun bir işlem yapar.

Gereksiz bir formül kullanır.

Problemi yanlış şekilde modeller.

Bu durumda konu bilgisi tek başına yeterli değildir.

Öğrencinin problem çözme yaklaşımının incelenmesi gerekir.

 

İşlem Hataları Neden Tekrar Eder?

AYT özellikle sayısal derslerde çok aşamalı işlemler gerektirebilir.

Öğrenci doğru çözüm yolunu bulduğu hâlde:

işaret hatası,

basit aritmetik hata,

denklem düzenleme hatası,

birim dönüşümü hatası

yapabilir.

Bu yanlışlara yalnızca:

“Dikkatsizlik.”

demek yeterli değildir.

Çünkü aynı işlem hatası sürekli tekrarlanıyorsa artık rastlantıdan çok bir davranış örüntüsüne dönüşmüştür.

 

“Dikkatsizlikten Gitti” Cümlesini Aç

Öğrenciler yanlışlarının önemli bölümünü dikkatsizlik olarak tanımlayabilir.

Fakat dikkatsizlik çok geniş bir kavramdır.

Öğrenci:

soru kökündeki olumsuz ifadeyi mi kaçırıyor?

Verilen bir bilgiyi kullanmayı mı unutuyor?

İşlem sırasında işaret mi değiştiriyor?

Grafiğin eksenini mi yanlış okuyor?

Sorunun son cümlesine gelmeden çözüme mi başlıyor?

Şıkkı mı yanlış işaretliyor?

Bunların her biri farklı davranıştır.

Davranış görünür hâle gelmeden düzeltmek zordur.

 

Soru Okuma Hataları

Öğrenci bazen bilgiyi doğru bilir fakat yanlış soruya cevap verir.

Özellikle:

“değildir”,

“ulaşılamaz”,

“yanlıştır”,

“kesinlikle söylenebilir”

gibi soru kökleri dikkatle değerlendirilmelidir.

Ancak çözüm her kelimenin altını çizmek veya aşırı yavaş okumak değildir.

Öğrencinin kendi hata geçmişinde hangi tür ifadeleri kaçırdığı belirlenmelidir.

 

Soruyu Yanlış Anlamak

Soru okuma hatası ile soruyu anlamama aynı değildir.

Öğrenci bütün kelimeleri doğru okuyabilir fakat verilen durumun hangi kavramla ilişkili olduğunu kuramayabilir.

Bu özellikle farklı bilgilerin bir araya getirildiği AYT sorularında görülebilir.

Burada sorun dikkat değil, bilgiyi probleme dönüştürme becerisi olabilir.

Bu öğrencinin daha fazla okumasından çok farklı soru yapıları üzerinde düşünmesi gerekebilir.

 

Çok Hızlı Çözmek

Süre problemi yaşayan öğrenciler bazen çözüm olarak bütün soruları daha hızlı yapmaya çalışır.

Bu yaklaşım yanlış sayısını artırabilir.

Soru kökü daha hızlı okunur.

Ara işlemler atlanır.

Kontrol azalır.

Sonuçta öğrenci denemeyi yetiştirir fakat doğruluk oranı düşer.

Sınavda amaç yalnızca bütün soruları görmek değildir.

Gördüğün sorulardan mümkün olduğunca güvenilir sonuç üretebilmektir.

 

Çok Yavaş Çözmek de Yanlış Üretebilir

Diğer taraftan öğrenci her soruyu kusursuz yapmak için fazla zaman harcarsa sınavın son bölümünde süre baskısı yaşayabilir.

Bu kez yanlışlar son sorularda artmaya başlayabilir.

Dolayısıyla yanlışın bulunduğu yer de önemlidir.

İlk bölümde mi?

Son bölümde mi?

Belirli bir derste mi?

Süre azaldığında mı?

Bu bilgiler yanlışın nedenini anlamaya yardımcı olur.

 

Zor Soruda Israr Etmek

Öğrenci zor bir soruyu yapabileceğine inanarak uzun süre uğraşabilir.

Sonunda soruyu yanlış yapar.

Buradaki kayıp yalnızca bir yanlış değildir.

Soruda geçirilen fazla süre sonraki soruların performansını da etkileyebilir.

Bu nedenle deneme analizinde bazı yanlışların zaman maliyeti de değerlendirilmelidir.

 

Emin Olmadan Yapılan Doğrular da Önemlidir

Yanlış analizi yaparken yalnızca yanlış sorulara bakmak eksik kalabilir.

Öğrenci bazı soruları:

tahmin ederek,

iki seçenek arasında kalarak,

eksik bilgiyle,

şanslı bir işlem sonucuyla

doğru yapmış olabilir.

Cevap anahtarında bu sorular problem görünmez.

Fakat bir sonraki denemede yanlış hâline gelebilir.

Bu nedenle öğrencinin:

“Doğru yaptım ama emin değildim.”

dediği sorular da analiz edilmelidir.

 

Boşlar da Yanlış Analizinin Parçasıdır

Öğrencinin boş bıraktığı soru bilgi verir.

Neden boş bıraktı?

Konuyu bilmiyor muydu?

Süresi mi kalmadı?

Soruyu anlayamadı mı?

İki seçenek arasında mı kaldı?

Risk almak istemedi mi?

Yanlış, boş ve kararsız doğru birlikte incelendiğinde öğrencinin performansı daha gerçekçi görünür.

 

Yanlış Defteri Tutulmalı mı?

Yanlış defteri bazı öğrenciler için yararlı olabilir.

Ancak bütün yanlış soruları deftere geçirmek zamanla çok büyük ve kullanılmayan bir arşiv oluşturabilir.

Daha işlevsel yaklaşım yalnızca soruyu değil, yanlışın nedenini kaydetmektir.

Örneğin:

Konu: Trigonometri
Hata: İşaret hatası
Neden: Birim çemberde bölgeyi kontrol etmedim
Tekrar: Benzer 5 soru

Bu kayıt öğrencinin hata davranışını görünür hâle getirir.

 

Yanlışları Sınıflandır

Pratik bir sistem oluşturulabilir:

1. Bilgi eksiği

2. Unutma

3. Soruyu anlama

4. Yanlış yöntem

5. İşlem hatası

6. Dikkat

7. Süre

8. Kararsızlık

Her yanlışın mutlaka tek bir kategoriye girmesi gerekmez.

Ama bu sınıflandırma birkaç deneme sonra güçlü örüntüler gösterebilir.

 

Tekrarlayan Yanlışlar En Değerli Veridir

Bir kez yapılan hata tesadüfi olabilir.

Fakat aynı tür hata sürekli tekrar ediyorsa çalışma programı için önemli bir sinyal oluşur.

Örneğin öğrenci son dört denemede sürekli:

fonksiyon grafiklerinde,

elektrik sorularında,

organik kimyada,

genetik problemlerinde

hata yapıyorsa burada konu bazlı bir örüntü olabilir.

Ancak farklı konularda sürekli işlem hatası yapıyorsa problem konu değil, davranış olabilir.

Tekrar eden şey, müdahale edilmesi gereken yeri gösterir.

 

Yanlış Soruyu Hemen Yeniden Çözmek Yeterli mi?

Yanlış yapılan soruyu çözümünü gördükten hemen sonra tekrar yapmak yanıltıcı olabilir.

Çünkü çözüm hâlâ öğrencinin kısa süreli belleğindedir.

Öğrenci soruyu gerçekten öğrenmiş mi, yoksa çözümü mü hatırlıyor?

Bunu anlamak için soru bir süre sonra tekrar çözülebilir.

Ardından aynı kazanımı farklı biçimde ölçen başka bir soru denenebilir.

 

Aynı Soruyu Ezberlememeye Dikkat

Bir yanlış sorunun çözümünü üç kez görmek öğrencinin o soruyu artık çok iyi yapmasını sağlayabilir.

Fakat sınavda aynı soru gelmeyecektir.

Önemli olan çözümün altında bulunan düşünme biçimini öğrenmektir.

Öğrenci kendisine şunu sorabilir:

“Bu sorudan sonraki sorulara taşıyabileceğim ne öğrendim?”

Bu soru yanlış analizini cevap kontrolünden öğrenme faaliyetine dönüştürür.

 

Çok Yanlış Yapınca Baştan Konu Çalışmak

Yüksek yanlış sayısı öğrenciyi bütün konuları yeniden çalışmaya yöneltebilir.

Fakat yanlışların önemli bölümü işlem, dikkat veya sınav stratejisinden kaynaklanıyorsa bu çalışma beklenen sonucu vermeyebilir.

Önce yanlışların dağılımına bakılmalıdır.

Gerçekten bilgi yanlışları çoğunluktaysa konu çalışması artırılabilir.

Değilse çalışma biçimi değiştirilmelidir.

 

Daha Fazla Soru Çözmek Her Zaman Çözüm mü?

Soru sayısını artırmak yararlı olabilir.

Ancak öğrenci aynı hata davranışını yüzlerce soruda tekrar ediyorsa yalnızca miktar artmıştır.

Örneğin soruyu hızlı okuyup kritik bilgiyi kaçıran öğrenci, bu davranışını değiştirmeden daha fazla soru çözerse aynı problemi pekiştirebilir.

Bu nedenle soru çözümü ile geri bildirim birlikte ilerlemelidir.

 

Zorluk Seviyesi Yanlış Ayarlanmış Olabilir

Öğrenci seviyesinin çok üzerinde kaynaklarla çalışıyorsa yanlış sayısı doğal olarak yüksek olabilir.

Bu durum her zaman kötü değildir; zor sorular öğretici olabilir.

Fakat sürekli başarısızlık yaşanan bir soru seviyesi öğrenme verimini azaltabilir.

Diğer taraftan yalnızca çok kolay sorular çözmek de öğrencinin AYT’deki farklı problem yapılarına hazırlanmasını engelleyebilir.

Doğru soru seviyesi öğrencinin mevcut düzeyine göre kademeli biçimde ayarlanmalıdır.

 

Deneme Sonucu Kötü Gelince Kaynak Değiştirmek

Bir denemede çok yanlış çıkması kullanılan kaynağın kötü olduğunu göstermez.

Aynı şekilde sürekli kaynak değiştirmek de sorunu çözmeyebilir.

Önce:

Deneme gerçekten seviyenin üzerinde mi?

Yanlışlar belirli konularda mı?

Aynı hata başka kaynaklarda da oluyor mu?

sorularına bakılmalıdır.

Kaynak değişikliği ancak problem kaynakla ilişkiliyse anlamlıdır.

 

Net Hesabı Bazen Yanlışın Niteliğini Gizler

Öğrenci netine bakar.

Örneğin 30 net.

Bir sonraki denemede yine 30 net.

Sonucun değişmediğini düşünür.

Fakat ilk denemede bilgi eksikleri azalırken ikinci denemede birkaç işlem hatası ortaya çıkmış olabilir.

Net aynı kalmıştır ama öğrencinin öğrenme durumu değişmiştir.

Bu nedenle gelişimi yalnızca toplam net üzerinden değerlendirmek eksik olabilir.

 

Yanlış Sayısı Azalırken Net Artmayabilir

Öğrenci yanlışlarını azaltırken daha fazla soru boş bırakıyor olabilir.

Bu durumda yanlış sayısı düşer fakat net artışı sınırlı kalabilir.

Bu nedenle performans:

doğru,

yanlış,

boş,

süre

ve hata türleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Tek bir sayı öğrencinin bütün akademik durumunu açıklamaz.

 

Deneme Sonrası Duygusal Tepkiyi Analizden Ayır

Kötü geçen denemeden hemen sonra öğrenci:

“Hiçbir şey bilmiyorum.”

“AYT yapamıyorum.”

“Çalışmam boşa gidiyor.”

gibi sonuçlara ulaşabilir.

Bunlar veri değil, deneme sonrasında oluşan yorumlardır.

Analiz daha somut sorularla yapılmalıdır:

Kaç bilgi yanlışı var?

Kaç işlem hatası var?

Hangi konular tekrar ediyor?

Süre nerede kaybedildi?

Hangi yanlışlar önlenebilirdi?

Duygu önemlidir; fakat çalışma programı ölçülebilir verilere dayanmalıdır.

 

Her Yanlışa Aynı Süreyi Ayırma

Bazı yanlışlar öğrencinin önemli bir kavram eksiğini gösterir.

Bazıları ise tek seferlik küçük işlem hatalarıdır.

İkisine aynı miktarda çalışma zamanı ayırmak gerekli değildir.

Yanlışlar:

tekrar sıklığı,

akademik önemi,

düzeltilebilirliği

ve sınav performansına etkisi

açısından önceliklendirilebilir.

 

AYT Matematikte Çok Yanlış Yapıyorsam?

Önce yanlışların hangi türde olduğuna bakılmalıdır.

Konu bilgisi mi?

Problem modelleme mi?

İşlem mi?

Süre mi?

Uzun çözüm yolu mu?

Özellikle matematikte yalnızca doğru cevaba değil öğrencinin çözüm sürecine bakmak önemli bilgiler sağlayabilir.

 

AYT Fen Derslerinde Çok Yanlış Yapıyorsam?

Fizik, kimya ve biyolojide yanlışların yapısı birbirinden farklı olabilir.

Bazı yanlışlar kavramların karıştırılmasından, bazıları bilgiyi yorumlayamamaktan, bazıları ise işlem veya grafik okuma problemlerinden kaynaklanabilir.

Bu nedenle “Fen yanlışım çok.” ifadesi çalışma programı hazırlamak için yeterince ayrıntılı değildir.

Yanlışların ders ve neden bazında ayrılması gerekir.

 

Birebir Eğitim Yanlış Analizinde Ne Sağlayabilir?

Yanlış sorunun yalnızca sonucu görüldüğünde öğrencinin neden hata yaptığı her zaman anlaşılmaz.

Birebir çalışmada öğretmen öğrencinin çözüm sürecini doğrudan gözlemleyebilir.

Nerede duruyor?

Neyi yanlış yorumluyor?

Hangi bilgiyi kullanıyor?

İşlemi neden o şekilde yapıyor?

Hangi noktada kararsız kalıyor?

Bu gözlem yanlışın kaynağını belirlemeyi kolaylaştırabilir.

Ancak burada da belirleyici olan yalnızca dersin birebir olması değildir.

Yanlışın gerçekten analiz edilmesidir.

 

Veli Ne Yapmalı?

Deneme sonucu düşük geldiğinde:

“Bu kadar yanlışı nasıl yaptın?”

sorusu öğrencinin yanlış sayısını değiştirmez.

Daha yararlı soru şudur:

“Bu yanlışların ortak nedeni var mı?”

Çünkü öğrencinin başarısını geliştiren şey hatalarının eleştirilmesi değil, hatalarından kullanılabilir bilgi üretilmesidir.

Veli için de tek bir denemenin sonucundan çok birkaç denemedeki gelişim eğilimine bakmak daha anlamlıdır.

 

Saruhan Kurs’ta Yanlışları Nasıl Ele Alıyoruz?

Saruhan Kurs’ta deneme sonucunu yalnızca net üzerinden değerlendirmiyoruz.

Öğrencinin yanlışlarını ve boşlarını nedenlerine göre inceliyoruz.

Birebir derslerde öğrencinin soru çözümünü gözlemliyor, denemelerde ortaya çıkan hata örüntüleriyle karşılaştırıyoruz.

Örneğin öğrenci sürekli işlem hatası yapıyorsa yeniden uzun konu anlatımına dönmek yerine işlem davranışı üzerinde çalışılabilir.

Belirli konuda bilgi eksikliği varsa hedefli konu çalışması yapılabilir.

Soruları biliyor fakat süre baskısıyla yanlış yapıyorsa sınav stratejisi ele alınabilir.

Böylece çalışma programı:

“Daha çok çalış.”

gibi genel bir öneriden çıkar.

Öğrencinin gerçek problemine yönelir.

 

Sık Sorulan Sorular

AYT’de neden çok yanlış yapıyorum?

Bilgi eksikleri, unutma, soruyu yanlış anlama, yanlış yöntem seçimi, işlem hataları, dikkat, süre ve sınav stratejisi gibi farklı nedenler olabilir.

Yanlışlarımı azaltmak için daha fazla soru çözmeli miyim?

Soru pratiği önemlidir ancak önce yanlışların nedeni belirlenmelidir. Aynı hata davranışını tekrar ederek yalnızca soru sayısını artırmak yeterli olmayabilir.

Yanlış defteri tutmalı mıyım?

Yararlı olabilir. Ancak yalnızca soruyu kaydetmek yerine yanlışın nedeni ve çıkarılan dersin kaydedilmesi daha işlevsel olabilir.

Dikkat hatalarını nasıl azaltabilirim?

Önce hangi davranışın “dikkatsizlik” olarak adlandırıldığı belirlenmelidir. Tekrar eden davranış bulunduğunda daha hedefli müdahale yapılabilir.

Yanlış yaptığım konuyu baştan çalışmalı mıyım?

Her zaman değil. Yanlış gerçekten bilgi eksikliğinden kaynaklanıyorsa konu çalışması gerekebilir. İşlem, yöntem veya dikkat kaynaklıysa farklı çalışma daha uygun olabilir.

Doğru yaptığım soruları da analiz etmeli miyim?

Özellikle emin olmadan yapılan veya çok uzun süren doğrular incelenmelidir. Bunlar ileride yanlış oluşturabilecek noktaları gösterebilir.

Bir denemede çok yanlış yapmak seviyemin düştüğü anlamına gelir mi?

Tek deneme üzerinden böyle bir sonuca ulaşmak doğru değildir. Birkaç denemedeki hata dağılımı ve performans eğilimi birlikte değerlendirilmelidir.

 

Kısa Özet

• Yanlış sayısını değil, yanlışların nedenini inceleyin.
• Bilgi eksiği ile unutmayı birbirinden ayırın.
• İşlem ve yöntem hatalarını konu eksikliği sanmayın.
• “Dikkatsizlik” ifadesini somut davranışlara dönüştürün.
• Yanlışların yanında boşları ve kararsız doğruları da analiz edin.
• Tekrarlayan hata örüntülerine öncelik verin.
• Yanlış soruyu hemen yeniden yapmakla yetinmeyin.
• Aynı kazanımı farklı sorularda tekrar test edin.
• Çok yanlış görünce otomatik olarak bütün konuları baştan çalışmayın.
• Netin yanında hata türlerini ve süreyi de takip edin.
• Deneme sonucuna duygusal tepki ile akademik analizi birbirinden ayırın.

 

Saruhan Hoca’nın Görüşü

Yanlış, eğitimde çoğu zaman ortadan kaldırılması gereken bir sonuç gibi görülür.

Oysa yanlışın asıl değeri başka bir yerdedir.

Öğrencinin düşünme sürecinin hangi noktada bozulduğunu gösterebilmesinde.

Bir bilgi eksiği ile işlem hatasını aynı şekilde değerlendirdiğimizde bu bilgiyi kaybederiz. Soruyu yanlış okuyan öğrenciyle kavramı hiç öğrenmemiş öğrenciye aynı çalışmayı verdiğimizde ise yanlışın bize sunduğu veriyi kullanmamış oluruz.

Bu nedenle iyi bir eğitim sistemi öğrencinin yanlışlarını yalnızca azaltmaya çalışmaz.

Önce onları anlamaya çalışır.

Çünkü amaç öğrencinin hiç hata yapmadığı yapay bir çalışma ortamı oluşturmak değildir. Amaç, yaptığı hatadan sonraki davranışının değişmesini sağlamaktır.

Bir yanlışın eğitim açısından gerçek karşılığı, cevap anahtarındaki kırmızı işaret değildir.

Aynı düşünme hatasının bir sonraki soruda tekrar edilip edilmediğidir.

Yanlış azalması bu nedenle öğrenmenin başlangıcı değil, doğru analiz edilmiş öğrenmenin sonucudur.

 

Yararlanılan Kaynaklar

• ÖSYM – YKS/AYT sınav yapısı ve yayımlanan sorular
• Millî Eğitim Bakanlığı – ortaöğretim öğretim programları
• Hata temelli öğrenme ve geri bildirim üzerine eğitim araştırmaları
• Aktif geri çağırma, öğrenme transferi ve problem çözme üzerine bilişsel bilim literatürü
• Ölçme-değerlendirme ve öz düzenlemeli öğrenme çalışmaları

İlgili Makaleler

• AYT’de Bildiğim Soruları Neden Yapamıyorum?
• AYT Denemelerinde Süre Yetmiyor, Ne Yapmalıyım?
• AYT Denemesi Nasıl Analiz Edilir?
• AYT Netleri Neden Artmıyor?
• AYT’de Son 1 Ay Nasıl Çalışılmalı?
• AYT’de Son Hafta Nasıl Çalışılmalı?
• AYT’ye Nasıl Çalışılır?

Saruhan Kurs
Eğitim Özel İlgi İster.