LGS’de Sınav Kaygısı Nasıl yönetilmeli ?

Publish Date: Updated Date:

 

Editör Notu

 

LGS yaklaştıkça öğrenciden sık duyulan bir cümle vardır:

 

“Çok heyecanlanıyorum.”

 

Bunun üzerine yetişkinler çoğu zaman öğrenciyi rahatlatmaya çalışır:

 

“Heyecanlanacak bir şey yok.”

 

“Bu sadece bir sınav.”

 

“Rahat ol.”

 

Fakat öğrenci için sınav gerçekten önemlidir.

 

Dolayısıyla sınav öncesinde belirli düzeyde heyecan hissetmesi şaşırtıcı değildir.

 

Asıl mesele öğrencinin kaygı yaşayıp yaşamaması değil, bu kaygının onun düşünme ve sınav davranışlarını ne ölçüde etkilediğidir.

 

Çünkü amaç öğrencinin hiçbir şey hissetmemesi değildir.

 

Amaç, hissettiklerine rağmen bildiklerini kullanabilmesidir.

 

 

Kaygı Nedir?

 

Kaygı, gelecekte gerçekleşebilecek bir durum karşısında oluşan zihinsel ve fiziksel tepkidir.

 

Sınav söz konusu olduğunda öğrenci;

 

sonucu,

 

yapamayacağı soruları,

 

ailesinin beklentisini,

 

istediği okulu

 

veya geçmiş denemelerini düşünebilir.

 

Bu düşünceler belirli düzeyde olduğunda öğrencinin sınava hazırlanmasına yardımcı olabilir.

 

Sorun, kaygının öğrencinin davranışlarını yönetmeye başlamasıdır.

 

 

Heyecan Normal mi?

 

Evet.

 

Önem verdiğimiz bir olay öncesinde heyecanlanmak normaldir.

 

Bu nedenle öğrenciye:

 

“Hiç heyecanlanmamalısın.”

 

mesajı vermek gerçekçi değildir.

 

Hatta öğrenci heyecanlandığında:

 

“Demek ki bende bir sorun var.”

 

diye düşünmeye başlayabilir.

 

Daha doğru yaklaşım, heyecanı tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine onunla birlikte hareket edebilmeyi öğrenmektir.

 

 

Kaygı Ne Zaman Sorun?

 

Kaygının varlığından çok etkisine bakılmalıdır.

 

Öğrenci sınav öncesinde heyecanlanıyor fakat sorulara başladığında çalışabiliyorsa bu durum ile kaygı nedeniyle bildiklerini kullanamayan öğrencinin durumu aynı değildir.

 

Örneğin öğrenci;

 

soruları okuyamıyor,

 

sürekli aynı düşüncelere dönüyor,

 

normal deneme performansının belirgin biçimde altında kalıyor

 

veya sınav ortamından kaçınmaya başlıyorsa durum ayrıca değerlendirilmelidir.

 

 

Kaygının Kaynağı

 

Her öğrencinin kaygısı aynı nedenle oluşmaz.

 

Bir öğrenci:

 

“Yetiştiremeyeceğim.”

 

diye düşünür.

 

Bir başkası:

 

“Ailemi hayal kırıklığına uğratacağım.”

 

kaygısı yaşar.

 

Başka bir öğrenci:

 

“Zor soru gelirse ne yapacağım?”

 

diye korkar.

 

Bu nedenle bütün öğrencilere aynı rahatlama tavsiyesini vermek yeterli değildir.

 

Kaygıyı yönetmeden önce kaynağını anlamak gerekir.

 

 

Bilinmezlik

 

İnsan zihni belirsizliği sevmez.

 

Öğrenci sınavın nasıl olacağını bilmiyorsa kaygısı artabilir.

 

Deneme sınavlarının önemli işlevlerinden biri burada ortaya çıkar.

 

Öğrenci;

 

süreyi,

 

oturma düzenini,

 

soru yapısını,

 

zorlandığında ne yapacağını

 

ve sınavın genel akışını

 

tekrar tekrar deneyimler.

 

Böylece gerçek sınav tamamen bilinmeyen bir durum olmaktan çıkar.

 

 

Hazırlık Güven Verir

 

Özgüven yalnızca:

 

“Ben yaparım.”

 

demekle oluşmaz.

 

Gerçek özgüvenin önemli kaynaklarından biri hazırlıktır.

 

Öğrenci aylar boyunca düzenli çalışmış, eksiklerini kapatmış, denemelere girmiş ve gelişimini görmüşse kendisine güvenmek için somut nedenleri vardır.

 

Bu nedenle sınav kaygısıyla mücadele yalnızca sınavdan önce yapılan psikolojik konuşmalardan ibaret değildir.

 

İyi hazırlanmış bir öğrenme süreci de kaygı yönetiminin parçasıdır.

 

 

Kontrol Alanı

 

Kaygının önemli kaynaklarından biri öğrencinin kontrol edemediği şeylere odaklanmasıdır.

 

“Sınav zor olacak mı?”

 

“Kaç kişi yüksek yapacak?”

 

“Yüzdelik dilim ne olacak?”

 

“İstediğim okul kaç puanla kapatacak?”

 

Bunların çoğunu öğrenci belirleyemez.

 

Fakat;

 

soruyu dikkatli okumak,

 

süreyi takip etmek,

 

zor soruyu gerektiğinde geçmek,

 

cevaplarını kontrol etmek

 

öğrencinin kontrol alanındadır.

 

Sınav yaklaşırken dikkatin kontrol edilemeyenden kontrol edilebilene dönmesi önemlidir.

 

 

Ya Yapamazsam?

 

Bu düşünce birçok öğrencide görülür.

 

Problem düşüncenin zihne gelmesi değildir.

 

Öğrencinin onu kesin bir gerçek gibi kabul etmesidir.

 

“Ya yapamazsam?”

 

sorusunun cevabını sınavdan önce kimse bilemez.

 

Bu nedenle öğrenci geleceğin sonucunu çözmeye çalışmak yerine önündeki göreve dönebilir.

 

Şu anda yapmam gereken ne?

 

Bu soru öğrenciyi yeniden davranışa taşır.

 

 

İlk Zor Soru

 

Kaygılı öğrenciler bazen sınavın başındaki zor bir soruya gereğinden fazla anlam yükler.

 

İlk birkaç soruda zorlanınca:

 

“Korktuğum başıma geldi.”

 

diye düşünebilir.

 

Oysa birkaç soru sınavın tamamını göstermez.

 

Zor sorunun yalnızca zor bir soru olduğunu görebilmek önemlidir.

 

Bir sorunun duygusu sonraki sorulara taşınmamalıdır.

 

 

Nefes Teknikleri

 

Bazı öğrenciler kısa nefes ve gevşeme uygulamalarından yararlanabilir.

 

Fakat bunlar sınav sabahı ilk kez öğrenilecek sihirli yöntemler değildir.

 

Öğrenciye fayda sağlıyorsa önceden denenmiş olması daha anlamlıdır.

 

Amaç kaygıyı tamamen yok etmek değil, öğrencinin dikkatini yeniden mevcut ana yönlendirebilmesidir.

 

 

Deneme Kaygısı

 

Bazı öğrenciler gerçek LGS’den önce denemelerde yoğun kaygı yaşamaya başlar.

 

Bu aslında önemli bir veridir.

 

Çünkü sorun gerçek sınavdan önce görünür hâle gelmiştir.

 

Denemeler yalnızca net ölçmek için değil, öğrencinin baskı altındaki davranışlarını görmek için de kullanılabilir.

 

Böylece sınav günü beklenmeden müdahale edilebilir.

 

 

Sonuç Baskısı

 

Öğrencinin her denemesinden sonra yalnızca netinin konuşulması sınavların anlamını değiştirebilir.

 

Deneme:

 

“Ne öğrendim?”

 

yerine

 

“Kaç yaptım?”

 

sorusuna dönüşür.

 

Bu durumda her sınav öğrencinin kendisini yeniden kanıtlaması gereken bir değerlendirme gibi hissedilebilir.

 

Oysa deneme sonucu öğrencinin değeri değil, çalışma süreci hakkında üretilen veridir.

 

 

Aile Beklentisi

 

Ailelerin çocukları için iyi bir gelecek istemesi doğaldır.

 

Fakat iyi niyetli beklentiler bazen öğrenci tarafından farklı algılanabilir.

 

“Sen yaparsın.”

 

cümlesi bir öğrenci için destek olabilirken başka bir öğrenci bunu:

 

“Yapmak zorundayım.”

 

şeklinde yorumlayabilir.

 

Bu nedenle yalnızca ne söylendiğine değil, öğrencinin bunu nasıl anlamlandırdığına da dikkat edilmelidir.

 

 

Sürekli Hatırlatmak

 

“Sınava az kaldı.”

 

“Bu sene çok önemli.”

 

“Biraz daha dayan.”

 

gibi cümleler doğru olabilir.

 

Fakat öğrenci zaten sınava kaç gün kaldığını bilir.

 

Sürekli hatırlatma, öğrencinin çalışma motivasyonunu artırmak yerine sınavın zihnindeki ağırlığını büyütebilir.

 

Bilgi vermeyen tekrarlar her zaman destek değildir.

 

 

Başkalarıyla Kıyas

 

“Arkadaşın kaç net yapıyor?”

 

“Kuzenin geçen yıl şu okulu kazandı.”

 

gibi karşılaştırmalar öğrencinin dikkatini kendi gelişiminden uzaklaştırabilir.

 

LGS sıralamaya dayalı bir sınav olsa da eğitim sürecinde öğrencinin kontrol edebildiği temel alan kendi performansıdır.

 

Başkasının neti öğrencinin bir sonraki matematik sorusunu daha iyi çözmesini sağlamaz.

 

 

Hata Yapma Korkusu

 

Bazı öğrenciler yüksek hedefleri nedeniyle hata yapmayı kabul edemez.

 

Bir soruyu yapamadığında sınavın geri kalanına etkisi büyür.

 

Bu nedenle hazırlık döneminde öğrencinin hata ile ilişkisi önemlidir.

 

Hata yalnızca kaybedilen net olarak görülürse korkutucu hâle gelir.

 

Öğrenme sürecinde ise hata, hangi becerinin geliştirilmesi gerektiğini gösteren bilgidir.

 

 

Veli Ne Yapmalı?

 

Velinin görevi öğrencinin bütün kaygısını ortadan kaldırmak değildir.

 

Bazen bunu yapmaya çalışmak bile öğrencinin kaygısının gerçekten tehlikeli olduğu mesajını verebilir.

 

Daha değerli yaklaşım öğrenciyi dinlemek ve kaygının ne hakkında olduğunu anlamaktır.

 

“Heyecanlanma.”

 

yerine:

 

“Seni en çok düşündüren şey ne?”

 

sorusu daha fazla bilgi verir.

 

Çünkü çözüm ancak problem anlaşıldığında anlam kazanır.

 

 

Ne Zaman Destek Alınmalı?

 

Sınav kaygısı öğrencinin günlük yaşamını, uykusunu, okul düzenini veya sınav performansını belirgin biçimde etkiliyorsa durum yalnızca çalışma programıyla açıklanmamalıdır.

 

Özellikle yoğun ve devam eden belirtilerde okulun rehberlik servisi veya uygun bir ruh sağlığı uzmanından profesyonel değerlendirme alınması düşünülebilir.

 

Eğitim desteğinin sınırını bilmek de doğru eğitim yaklaşımının parçasıdır.

 

 

Saruhan Kurs’ta Kaygı

 

Saruhan Kurs’ta sınav kaygısını öğrenciden bağımsız bir problem olarak değerlendirmiyoruz.

 

Önce kaygının akademik süreçle ilişkisini anlamaya çalışıyoruz.

 

Analiz Et: Öğrencinin kaygısının hangi durumlarda arttığı gözlemlenir.

 

Planla: Akademik eksik, süre problemi veya sınav stratejisi gibi kontrol edilebilir nedenler varsa çalışma planına alınır.

 

%100 Birebir Uygula: Öğretmen öğrencinin zorlandığı anları doğrudan gözlemleyebilir.

 

Ödev ve Takip: Denemelerde öğrencinin yalnızca neti değil, sınav davranışı da takip edilir.

 

Veli Bilgilendirme: Ailenin öğrencinin kaygısını artırabilecek gereksiz akademik baskıyı azaltmasına yardımcı olunur.

 

Kaygının nedeni akademikse eğitimle müdahale edilir.

 

Profesyonel destek gerektiren bir durum varsa eğitimin sınırı korunur.

 

 

Sık Sorulan Sorular

 

LGS öncesi heyecan normal mi?

 

Evet. Önemli bir sınav öncesinde belirli düzeyde heyecan beklenebilir.

 

Kaygı başarıyı düşürür mü?

 

Yoğun kaygı bazı öğrencilerde dikkat, çalışma belleği ve sınav performansını olumsuz etkileyebilir.

 

“Heyecanlanma” demek işe yarar mı?

 

Her zaman değil. Öğrencinin kaygısının nedenini anlamak daha değerlidir.

 

Denemeler kaygıyı azaltabilir mi?

 

Gerçek sınav koşullarına alışmak belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir.

 

Veli ne yapmalı?

 

Sonuca yönelik baskıyı artırmak yerine öğrenciyi dinlemek ve düzenli bir ortam oluşturmak daha yararlı olabilir.

 

Profesyonel destek ne zaman düşünülmeli?

 

Kaygı öğrencinin günlük yaşamını veya işlevselliğini belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

 

 

Kısa Özet

 

• Sınav öncesi heyecan normaldir.

• Amaç kaygıyı tamamen yok etmek değildir.

• Kaygının nedeni öğrenciden öğrenciye değişebilir.

• Hazırlık ve sınav deneyimi belirsizliği azaltır.

• Öğrenci kontrol edebildiği alanlara yönelmelidir.

• Denemeler sınav davranışını geliştirmek için kullanılmalıdır.

• Aile baskısı kaygıyı artırabilir.

• Yoğun ve devam eden durumlarda profesyonel destek değerlendirilmelidir.

 

 

Saruhan Hoca’nın Görüşü

 

Sınav kaygısı konuşulduğunda yetişkinlerin ilk isteği genellikle öğrenciyi rahatlatmaktır.

 

Fakat öğrencinin hiç kaygılanmamasını hedeflemek doğru ölçüt değildir.

 

Çünkü kaygı çoğu zaman öğrencinin önemsediği bir sonuç karşısında verdiği doğal tepkidir.

 

Asıl mesele o duygunun varlığı değil, öğrencinin davranışlarını yönetip yönetmediğidir.

 

Bu nedenle doğru soru:

 

“Öğrencinin kaygısını nasıl yok ederiz?”

 

değildir.

 

Doğru soru şudur:

 

“Öğrenci kaygı hissettiğinde yine de bildiklerini kullanabiliyor ve doğru sınav davranışlarını sürdürebiliyor mu?”

 

Eğitimin görevi öğrenciyi bütün zorluklardan uzak tutmak değildir.

 

Onu karşılaşacağı zorlukların içinde kendi davranışlarını yönetebilecek noktaya taşımaktır.

 

Sınava hazır olmak, hiç heyecanlanmamak değil; heyecana rağmen ne yapacağını bilmektir.

 

Yararlanılan Kaynaklar

 

• Education Endowment Foundation – Metacognition and Self-Regulated Learning

• American Psychological Association – sınav kaygısı ve stres üzerine eğitim kaynakları

• Zimmerman – Self-Regulated Learning çalışmaları

• Millî Eğitim Bakanlığı – sınav hazırlığı ve rehberlik kaynakları

 

İlgili Makaleler

 

• LGS’de Zor Sorularla Nasıl Başa Çıkılır?

• LGS Sınavında Süre Nasıl Yönetilmeli?

• LGS Sınav Sabahı Ne Yapılmalı?

• LGS’den Bir Gün Önce Ne Yapılmalı?

• LGS’de Netler Neden Dalgalanır?

• LGS’de Deneme Analizi Nasıl Yapılır?

 

Saruhan Kurs

Eğitim Özel İlgi İster.