AYT’de Denemede Boş Bırakılan Sorular Nasıl Analiz Edilmeli? 09:25 09.08.2026 Editör Notu Deneme analizi yapılırken öğrencinin dikkati genellikle iki yere gider: Doğrular ve yanlışlar. Yanlış sorular incelenir, çözümlerine bakılır ve eksikler belirlenir. Peki ya boşlar? Çoğu zaman boş bırakılan soru için yalnızca: “Yapamadım.” denir ve geçilir. Oysa boş bırakılan iki soru aynı şeyi anlatmayabilir. Birinde öğrenci konuyu hiç bilmiyordur. Diğerinde konuyu biliyor fakat çözüm yolunu bulamıyordur. Başka bir soruya süre kalmamıştır. Bir diğerinde öğrenci iki seçenek arasında kalmış ve risk almak istememiştir. Sonuç kâğıdında hepsinin karşılığı aynıdır: Boş. Eğitim açısından ise birbirinden tamamen farklı problemlerdir. Bu nedenle boş sorular yalnızca kaybedilmiş netler değildir. Öğrencinin sınav sırasında nerede ve neden durduğunu gösteren önemli verilerdir.   Boş Soru Neden Önemlidir? Yanlış soruda öğrencinin en azından bir cevap verdiğini biliriz. Boş soruda ise önce başka bir şeyi anlamamız gerekir: Öğrenci neden cevap vermedi? Çünkü cevap vermemek farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bilgi yetersizliği olabilir. Süre problemi olabilir. Çözüm yolu bulunamamış olabilir. Öğrenci soruya hiç ulaşamamış olabilir. Kararsızlık olabilir. Bu nedenleri ayırmadan bütün boşları aynı kategoriye koymak çalışma programını yanlış yönlendirebilir.   Her Boş Konu Eksiği midir? Hayır. Öğrencilerin en sık yaptığı yorumlardan biri: “Boş bıraktıysam konuyu bilmiyorum.” düşüncesidir. Oysa öğrenci konuyu gayet iyi biliyor olabilir. Sorunun hangi yöntemle çözüleceğini o anda görememiş olabilir. Uzun işlemden kaçınmış olabilir. Süre bitmiş olabilir. Soruyu sona bırakıp geri dönememiş olabilir. Bu nedenle boş sorudan doğrudan konu tekrarına geçilmemelidir. Önce boşun nedeni bulunmalıdır.   Boşları Dört Temel Gruba Ayırabiliriz Pratik bir analiz için boş sorular dört ana grupta değerlendirilebilir: 1. Bilgi Boşu Öğrenci sorunun gerektirdiği bilgiyi bilmiyor veya hatırlamıyordur. 2. Yöntem Boşu Bilgi vardır ancak öğrenci soruya nasıl başlayacağını veya bilgiyi nasıl kullanacağını bulamamıştır. 3. Süre Boşu Öğrenci soruyu çözebilecek durumdadır fakat yeterli zamanı kalmamıştır. 4. Karar Boşu Öğrenci belirli ölçüde çözüm üretmiş fakat cevabından yeterince emin olmadığı için işaretlememiştir. Bu sınıflandırma kusursuz olmak zorunda değildir. Ama tek kelimelik “boş” etiketinden çok daha fazla bilgi verir.   Bilgi Boşu Nasıl Anlaşılır? Denemeden sonra öğrenci soruya yeniden baktığında hâlâ: “Bu kavramı bilmiyorum.” “Bu formülü hatırlamıyorum.” “Bu konuyu henüz çalışmadım.” diyorsa bilgi eksikliği olasılığı yüksektir. Bu durumda çözüm yalnızca sorunun cevabını öğrenmek değildir. İlgili bilgi alanı belirlenmeli ve gerekiyorsa yeniden çalışılmalıdır. Ardından benzer sorularla kontrol yapılabilir.   Yöntem Boşu Nedir? Bu kategori özellikle AYT açısından önemlidir. Öğrenci konuyu bilir. Formülü bilir. Soruda verilenleri anlar. Fakat: “Buradan nasıl başlayacağımı bulamadım.” der. Buradaki problem doğrudan bilgi eksikliği değildir. Bilginin problem çözme sırasında kullanılabilir hâle gelmemesidir. Bu öğrenciye konuyu baştan anlatmak her zaman en doğru müdahale olmayabilir. Daha fazla farklı soru yapısıyla karşılaşması ve çözüm kararlarını incelemesi gerekebilir.   Bilmek ile Kullanabilmek Aynı Şey Değildir AYT’de bazı öğrenciler konu anlatımı sırasında oldukça başarılıdır. Öğretmenin sorduğu kavramları açıklar. Formülleri bilir. Temel örnekleri çözer. Fakat yeni bir soruyla karşılaştığında nereden başlayacağını bulamaz. Bu durum önemli bir ayrımı gösterir: Bilginin zihinde bulunması ile gerektiği anda doğru biçimde kullanılabilmesi aynı beceri değildir. Bu nedenle yöntem boşları özellikle dikkatle takip edilmelidir.   Süre Boşu Nasıl Anlaşılır? Öğrenci deneme bittikten sonra süre baskısı olmadan soruya döner ve rahatlıkla çözebilir. Bu durumda ilk şüphe bilgi değil, sınav süresi ve soru yönetimidir. Ancak: “Evde yaptım, demek ki süre problemi.” sonucuna hemen ulaşmak da doğru değildir. Çünkü öğrenci denemeden sonra soruyu daha önce görmüş, düşünmüş veya çözüm fikrine yaklaşmış olabilir. Bu nedenle benzer yeni sorularla da kontrol yapılmalıdır.   Soruyu Hiç Görmemek ile Görüp Bırakmak Aynı Değildir Denemede iki öğrenci de beş soru boş bırakmış olabilir. Birinci öğrenci beş soruya hiç ulaşamamıştır. İkinci öğrenci soruların tamamını görmüş, beşini bilinçli biçimde sona bırakmıştır. Sonuç aynı görünür. Fakat sınav davranışı tamamen farklıdır. İlk öğrencide genel tempo problemi olabilir. İkinci öğrencide soru seçimi veya belirli soru türlerinde güçlük olabilir. Bu nedenle boş analizinde: “Soruyu gördün mü?” sorusu önemlidir.   Kararsızlık Nedeniyle Boş Bırakmak Öğrenci bazen iki seçenek arasında kalır. Bir cevaba daha yakın hisseder fakat işaretlemek istemez. Burada önemli olan öğrencinin neden kararsız kaldığıdır. Bilgisi mi yetersiz? İki kavramı mı karıştırıyor? Soruyu mu yanlış yorumladı? Yoksa aşırı kontrol eğilimi mi var? Kararsız boşlar öğrencinin bilgi güvenilirliği hakkında önemli veri sağlayabilir.   Doğru Kararla Bırakılan Boş da Olabilir Her boş kötü sınav davranışının sonucu değildir. Öğrenci çok zaman alacağını fark ettiği bir soruyu bilinçli olarak bırakmış ve daha ulaşılabilir sorulara geçmiş olabilir. Eğer bu karar sayesinde başka sorulara zaman ayırmışsa boş bırakma stratejik açıdan doğru bile olabilir. Bu nedenle hedef: “Hiç boş bırakmamak” olmamalıdır. Asıl hedef sınav süresini mümkün olan en verimli biçimde kullanmaktır.   “Boş Bırakmak Kötüdür” Düşüncesi Tehlikeli Olabilir Öğrenci her soruyu mutlaka işaretlemesi gerektiğini düşünürse çözemediği sorularda gereğinden fazla zaman harcayabilir. Bu kez bir boşu engellemeye çalışırken başka birkaç soruya ulaşamaz. Dolayısıyla sınav stratejisi tek bir sorunun sonucuna göre değil, sınavın bütünü üzerinden değerlendirilmelidir. Bir soruyu bırakmanın maliyeti kadar, bırakmamanın maliyeti de vardır.   Boş Soruyu Denemeden Hemen Sonra Çöz Boş soruların analizi mümkünse denemeden çok uzun süre sonra yapılmamalıdır. Çünkü öğrenci o anda neden bıraktığını daha iyi hatırlar. Soruyu gördüğünde ne düşündü? Nerede takıldı? Ne kadar uğraştı? Sona mı bıraktı? Süresi mi kalmadı? Bu bilgiler zaman geçtikçe unutulabilir.   Çözüme Bakmadan Önce Yeniden Dene Boş sorunun çözümünü hemen açmak yerine öğrenciye yeniden düşünme fırsatı verilebilir. Süre baskısı ortadan kalktığında ne oluyor? Hemen çözebiliyor mu? Biraz düşününce yöntem geliyor mu? Yine hiçbir şey yapamıyor mu? Bu küçük test, boşun nedenini anlamada oldukça değerlidir.   Denemeden Sonra Hemen Yapabiliyorsam Ne Anlama Gelir? Bu durum birkaç ihtimali düşündürür. Sınav sırasında zaman baskısı yaşanmış olabilir. Soruyu erken bırakmış olabilirsiniz. Dikkatiniz başka yerde olabilir. İlk bakışta doğru yöntemi görememiş olabilirsiniz. Ancak tek sorudan kesin hüküm verilmemelidir. Aynı davranışın başka denemelerde tekrar edip etmediğine bakılmalıdır.   Çözümü Görünce “Ben Bunu Biliyordum” Demek Bu ifade öğrenciler arasında çok yaygındır. Fakat çözümü gördükten sonra yöntemin tanıdık gelmesi, öğrencinin sınav sırasında o yöntemi bağımsız üretebildiğini göstermez. Bu nedenle: “Biliyordum.” yerine şu soru daha değerlidir: “Neden o anda bu bilgiyi kullanamadım?” Bu soru öğrenciyi çözümü tanımaktan problem çözme davranışını anlamaya götürür.   Boş Sorunun Benzerini Çöz Bir boşun nedeni konusunda emin olmak için en iyi kontrollerden biri benzer fakat yeni bir sorudur. Öğrenci yeni soruyu çözebiliyorsa bilgi büyük ölçüde mevcut olabilir. Yine başlayamıyorsa daha temel bir eksiklik bulunabilir. Bu nedenle boş analizi yalnızca geçmiş soruya bakarak yapılmamalıdır. Yeni performansla doğrulanmalıdır.   Matematikte Boşlar Ne Anlatabilir? AYT matematikte boşların önemli bir bölümü şu nedenlerden oluşabilir: konu eksikliği, yöntem bulamama, uzun işlem algısı, soruya fazla geç ulaşma, zor soruda fazla zaman harcama. Öğrenci özellikle hangi soru türlerini boş bıraktığını takip etmelidir. Sürekli aynı konulardan boş çıkıyorsa akademik eksik daha güçlü bir ihtimaldir. Farklı konulardan fakat uzun sorularda boş çıkıyorsa başka bir örüntü olabilir.   Fizikte Boşlar Nasıl İncelenmeli? Fizikte öğrenci bazen bilgiyi bilir fakat fiziksel modeli kuramaz. Bu nedenle: “Formülü bilmiyordum.” ile “Hangi formülü kullanacağımı anlayamadım.” aynı kategori değildir. İkinci durumda kavramsal ilişkilendirme ve problem çözme pratiği daha fazla önem kazanabilir.   Kimyada Boş Sorular Kimyada boşlar bilgi eksikliğinden kaynaklanabileceği gibi işlem gerektiren sorularda zaman yönetimiyle de ilişkili olabilir. Öğrencinin: bilgiyi hatırlayıp hatırlamadığı, işleme başlayıp başlamadığı, hangi noktada bıraktığı incelenmelidir. Sorunun yarısına kadar doğru ilerleyip bırakmak ile hiçbir başlangıç yapamamak aynı şey değildir.   Biyolojide Boşlar Biyolojide öğrenci iki bilgi arasında kararsız kalabilir. Özellikle birbirine yakın kavramlarda: “İkisinden biri ama emin değilim.” durumu oluşabilir. Bu boşlar bilgi eksikliğinden çok bilginin yeterince ayırt edici hâle gelmediğini gösterebilir. Bu durumda karşılaştırmalı tekrarlar yararlı olabilir.   Boş Sayısından Çok Boşun Dağılımına Bak Bir öğrenci her denemede beş boş bırakıyor olabilir. Bu sayı haftalar boyunca değişmez. İlk bakışta gelişme yokmuş gibi görünür. Ancak ilk denemelerde beş boşun tamamı bilgi eksikliğinden kaynaklanırken daha sonra bilgi boşları ortadan kalkmış, yalnızca süre kaynaklı boşlar kalmış olabilir. Toplam sayı değişmemiştir. Fakat öğrencinin problemi değişmiştir. Bu nedenle yalnızca: “Kaç boşum var?” değil, “Boşlarım neden oluşuyor?” sorusu takip edilmelidir.   Boş Takip Tablosu Oluşturulabilir Basit bir sistem kullanılabilir: Soru Ders/Konu Boş Nedeni Deneme Sonrası Benzer Soru 12 Matematik Yöntem Çözdüm Doğru 27 Fizik Bilgi Çözemedim Yanlış 39 Kimya Süre Çözdüm Doğru 51 Biyoloji Kararsızlık Doğru düşündüm Doğru Birkaç deneme sonra örüntü ortaya çıkmaya başlar.   Boşların Azalması Her Zaman Gelişim midir? Hayır. Öğrenci eskiden emin olmadığı soruları boş bırakırken artık rastgele işaretlemeye başlamış olabilir. Boş sayısı azalır fakat yanlış sayısı artar. Bu nedenle yalnızca boş sayısını hedeflemek yanıltıcıdır. Doğru, yanlış ve boşların birlikte nasıl değiştiğine bakılmalıdır.   Boşların Artması Her Zaman Kötü müdür? O da değil. Öğrenci daha önce uzun süre uğraştığı bazı zor soruları artık bilinçli biçimde bırakıyor ve diğer sorulara daha fazla zaman ayırıyor olabilir. Bu durumda boş sayısı bir miktar artarken toplam performans iyileşebilir. Dolayısıyla yine tek bir gösterge üzerinden hüküm verilmemelidir.   Boşları Net Hedefiyle Değil, Nedenleriyle Azalt Öğrenci: “Bir sonraki denemede en fazla üç boş bırakacağım.” şeklinde hedef koyabilir. Fakat bu hedef öğrenciyi gereksiz risk almaya veya zor sorularda fazla kalmaya itebilir. Daha işlevsel hedefler şunlar olabilir: “Bilgi eksikliğinden boş bıraktığım soruları azaltacağım.” “Son bölüme ulaşmak için ilk turdaki süre kayıplarını azaltacağım.” “Kararsız kaldığım soruların nedenlerini takip edeceğim.” Böylece sonuç yerine davranış geliştirilmeye başlanır.   Sınava Yaklaştıkça Boş Analizi Neden Değerlenir? Sınava yakın dönemde öğrencinin bütün konuları yeniden çalışması mümkün değildir. Bu nedenle hangi boşların hızlı biçimde geliştirilebileceğini belirlemek önem kazanır. Örneğin sürekli aynı küçük bilgi eksiğinden oluşan boşlar kısa sürede azaltılabilir. Buna karşılık çok temel ve geniş bir konu problemi daha uzun çalışma gerektirebilir. Kalan zaman, müdahalenin önceliğini değiştirir.   Veli Boş Sorulara Nasıl Bakmalı? Veli deneme sonucunda: “Neden bu kadar boş bıraktın?” diye sorduğunda öğrenci çoğu zaman: “Yapamadım.” cevabını verir. Konuşma burada biter. Oysa daha anlamlı soru şudur: “Bu boşların kaçı gerçekten bilmediğin için oluştu?” Ardından süre, yöntem ve kararsızlık ayrı ayrı değerlendirilebilir. Böylece veli yalnızca sonucu sorgulayan kişi olmaktan çıkar, öğrencinin çalışma sistemini anlamaya başlar.   Saruhan Kurs’ta Boş Soruları Nasıl Ele Alıyoruz? Saruhan Kurs’ta boş soruları yalnızca eksik konu listesine eklemiyoruz. Önce öğrencinin neden boş bıraktığını anlamaya çalışıyoruz. Birebir derslerde soruyu yeniden çözdürüyoruz. Bilgi var mı? Çözüm yolu kurulabiliyor mu? Süre baskısı kalktığında performans değişiyor mu? Benzer yeni soruda öğrenci aynı problemi yaşıyor mu? Denemelerde aynı boş türü tekrar ediyor mu? Bu ayrımlar yapıldıktan sonra çalışma planı değişiyor. Bilgi boşuna konu çalışması yapılabilir. Yöntem boşunda farklı problem biçimleri çalışılabilir. Süre boşunda sınav stratejisi incelenebilir. Kararsızlık boşunda öğrencinin bilgi güvenilirliği test edilebilir. Çünkü aynı sonuç, her öğrencide aynı müdahaleyi gerektirmez.   Sık Sorulan Sorular AYT’de boş bırakmak kötü mü? Tek başına iyi veya kötü olarak değerlendirilemez. Neden boş bırakıldığı ve bu kararın sınavın bütünü üzerindeki etkisi önemlidir. Boş bıraktığım her konuyu tekrar etmeli miyim? Hayır. Önce boşun bilgi eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir. Denemeden sonra boş soruyu yapabiliyorsam sorun nedir? Süre, soru seçimi veya yöntem üretme problemi olabilir. Ancak bunu benzer yeni sorularla doğrulamak gerekir. Soruyu bilmediğimde boş bırakmak doğru mu? Sınav stratejisi açısından karar, öğrencinin bilgi düzeyi ve sınav koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Rastgele işaretlemek ile bilinçli karar aynı şey değildir. Çok boş bırakıyorum, ne yapmalıyım? Önce boşları bilgi, yöntem, süre ve kararsızlık gibi nedenlere ayırın. Müdahale baskın nedene göre yapılmalıdır. Boş sayısını hedeflemeli miyim? Tek başına boş sayısını azaltmayı hedeflemek yanıltıcı olabilir. Doğru, yanlış ve boş dağılımı birlikte değerlendirilmelidir. Boş sorular yanlış defterine yazılır mı? Önemli ve tekrar eden boşlar yanlış takip sistemine eklenebilir. Ancak sorudan çok boş bırakma nedeni kaydedilmelidir.   Kısa Özet • Boş soruları deneme analizinin dışında bırakmayın. • Her boşu konu eksiği kabul etmeyin. • Boşları bilgi, yöntem, süre ve karar açısından sınıflandırın. • Soruyu hiç görmemek ile görüp bilinçli bırakmayı ayırın. • Çözüme bakmadan önce soruyu yeniden deneyin. • Deneme sonrasındaki performansı benzer yeni soruyla doğrulayın. • Boş sayısından çok boşların nedenlerini takip edin. • Bilinçli bırakılan sorunun bazen doğru bir sınav kararı olabileceğini unutmayın. • Boşları azaltmak uğruna diğer soruların süresini kaybetmeyin. • Tekrarlayan boş türlerini çalışma programına veri olarak aktarın.   Saruhan Hoca’nın Görüşü Bir deneme kâğıdında boş soru yalnızca cevap verilmemiş bir soru gibi görünür. Fakat eğitim açısından boşluk, başlı başına bir sonuç değildir. Çünkü öğrenci bilmediği için de, yöntemi bulamadığı için de, süresi kalmadığı için de aynı kutuyu boş bırakabilir. Bu nedenle doğru soru: “Öğrenci kaç soru boş bıraktı?” değildir. Asıl soru: “Öğrenci hangi noktada ve hangi nedenle cevap üretmeyi bıraktı?” olmalıdır. Bu ayrım yapılmadığında bilgi problemi olan öğrenciye süre çalıştırabilir, süre problemi olan öğrenciye yeniden konu anlatarak saatler harcayabiliriz. Ölçme ancak sonucu nedeninden ayırabildiğimiz zaman eğitime hizmet eder. Bu yüzden doğru, yanlış ve boş; öğrenciyi tanımlayan üç ayrı etiket değildir. Öğrencinin düşünme ve sınav davranışını anlamamızı sağlayan üç ayrı veridir. İşte gerçek eğitim de tam olarak budur.   Yararlanılan Kaynaklar • ÖSYM – YKS/AYT sınav yapısı ve yayımlanan sorular • Millî Eğitim Bakanlığı – ortaöğretim öğretim programları • Ölçme-değerlendirme ve hata analizi literatürü • Problem çözme, üstbiliş ve öz düzenlemeli öğrenme araştırmaları • Sınav stratejileri ve karar verme üzerine eğitim araştırmaları İlgili Makaleler • AYT’de Yanlış Sorular Nasıl Tekrar Edilmeli? • AYT’de Bir Soruda Ne Kadar Süre Harcamalıyım? • AYT Denemelerinde Süre Yetmiyor, Ne Yapmalıyım? • AYT Denemesi Nasıl Analiz Edilir? • AYT’de Bildiğim Soruları Neden Yapamıyorum? • AYT’de Çok Yanlış Yapıyorum, Ne Yapmalıyım? • AYT Netleri Neden Dalgalanır? Saruhan Kurs Eğitim Özel İlgi İster.