Editör Notu
Kimyada öğrencinin yaşadığı güçlük çoğu zaman “konuyu bilmiyor” diye açıklanır. Oysa kimya; kavram bilgisini, sembolik dili, matematiksel ilişkileri ve yorumlama becerisini aynı soruda buluşturabilen bir derstir. Bu nedenle öğrencinin yanlış yaptığı soruyu düzeltmek kadar, yanlışın hangi düşünme aşamasında ortaya çıktığını belirlemek de önemlidir.
Bu içerikte kimya özel dersini daha fazla konu anlatımı yapmak yerine öğrencinin gerçek öğrenme ihtiyacını belirleyen ve bu ihtiyaca göre ilerleyen bir eğitim süreci olarak ele alıyoruz.
Kısa Cevap
Kimya özel dersinde etkili bir çalışma, öğrencinin eksik konularını tamamlamanın yanında kavramları doğru anlamasını, kimyasal gösterimleri yorumlamasını, gerekli matematiksel ilişkileri kurmasını ve bilgisini yeni sorulara aktarabilmesini geliştirmelidir. Bu nedenle ders planı yalnızca öğrencinin netine göre değil, yaptığı hataların nedenlerine ve hedeflediği sınava göre oluşturulmalıdır.
Kimyada Öğrenci Aslında Nerede Zorlanıyor?
Bir öğrenci mol kavramını çalışmış olabilir.
Tanımları bilir, bazı formülleri hatırlar ve öğretmenin çözdüğü temel örnekleri takip edebilir.
Ancak soru farklı biçimde sorulduğunda hangi bilgiyi kullanacağına karar veremeyebilir.
Başka bir öğrenci ise sorunun kimyasal mantığını doğru kurduğu hâlde oran-orantı işleminde hata yapabilir.
İkisinin de sonucu yanlış cevaptır.
Fakat öğrenme problemleri aynı değildir.
Kimya çalışmasının başlangıcındaki en önemli ayrımlardan biri bu nedenle şudur:
Öğrenci bilgiyi mi bilmiyor, bildiği bilgiyi mi ilişkilendiremiyor, yoksa doğru ilişkiyi kurduğu hâlde uygulama aşamasında mı hata yapıyor?
Bu sorunun cevabı, öğrencinin ne çalışması gerektiğini değiştirebilir.
Kimya Neden Yalnızca Ezber Dersi Değildir?
Kimyada ezberlenmesi gereken bazı bilgiler vardır. Element sembolleri, belirli kurallar veya temel tanımlar buna örnek olabilir.
Ancak kimyayı bütünüyle ezber dersi olarak görmek öğrencinin soru çözme kapasitesini sınırlar.
Çünkü öğrenci birçok durumda:
neden-sonuç ilişkisi kurmak,
tanecik düzeyinde düşünmek,
verilen bilgileri karşılaştırmak,
kimyasal değişimi yorumlamak,
sayısal ilişkileri kullanmak
zorundadır.
Örneğin bir öğrenci periyodik özelliklerin sıralamasını ezberleyebilir.
Fakat bu değişimin atom yapısıyla ilişkisini anlamıyorsa farklı bir soru biçiminde ezberlediği sıralamayı kullanmakta zorlanabilir.
Kalıcı öğrenme açısından önemli olan yalnızca “ne oluyor?” sorusunun cevabını bilmek değil, mümkün olduğunda “neden oluyor?” sorusunu da açıklayabilmektir.
Kimyanın Üç Dili
Kimya öğrenimindeki güçlüğü anlamak için faydalı bir ayrım vardır.
Öğrenci aynı olayı üç farklı düzeyde düşünmek zorunda kalabilir.
Birincisi gözlemlenebilir düzeydir.
Bir maddenin renk değiştirmesi, gaz çıkışı veya çökelti oluşması gibi olayları görürüz.
İkincisi tanecik düzeyidir.
Bu olayın atomlar, iyonlar veya moleküller düzeyinde ne anlama geldiğini düşünürüz.
Üçüncüsü sembolik düzeydir.
Kimyasal formüller, denklemler, grafikler ve matematiksel ifadeler kullanırız.
Öğrenci bu üç düzeyden birinde güçlü, diğerinde zayıf olabilir.
Örneğin tepkime denklemini doğru yazabilir fakat denklemin tanecik düzeyinde ne anlattığını açıklayamayabilir.
Bu nedenle kimya öğretiminde yalnızca sembolleri doğru kullanmak yeterli değildir.
Sembolün temsil ettiği kimyasal anlamın da kurulması gerekir.
Aynı Net, Farklı Öğrenme İhtiyacı
İki TYT öğrencisinin kimya netinin aynı olduğunu düşünelim.
Birinci öğrenci temel kavramlarda eksik olduğu için soruları yapamıyor.
İkinci öğrenci konuları biliyor fakat soru kökünü hızlı okuduğu için verilen koşulları gözden kaçırıyor.
Üçüncü bir öğrenci ise bilgi sorularını yapıyor fakat hesaplama içeren sorularda zorlanıyor.
Sadece netlere bakıldığında öğrenciler birbirine benzer görünebilir.
Hatalar incelendiğinde ise üç farklı çalışma ihtiyacı ortaya çıkar.
Bu nedenle net, öğrencinin nerede olduğunu gösteren önemli bir sonuçtur; fakat tek başına oraya neden geldiğini açıklamaz.
Kişiye özel eğitim planı bu ikinci soruyla ilgilenmelidir.
Kimya Özel Ders Neden Analizle Başlamalı?
Dersin ilk amacı hemen konu anlatmaya başlamak olmamalıdır.
Önce öğrencinin mevcut durumu anlaşılmalıdır.
Kimya açısından analiz yapılırken şu sorular önem kazanabilir:
Hangi temel kavramlar eksik?
Öğrenci kimyasal sembol ve gösterimleri doğru okuyabiliyor mu?
Kavramlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurabiliyor mu?
Sayısal kimya sorularında matematiksel işlem güçlüğü yaşıyor mu?
Grafik ve tabloları yorumlayabiliyor mu?
Yanlışlar belirli konularda mı yoğunlaşıyor?
Bilgi eksikliği ile dikkatsizlik birbirinden ayrılabiliyor mu?
Öğrenci TYT'ye mi, AYT'ye mi hazırlanıyor?
Bu değerlendirme yapılmadan oluşturulan program öğrencinin zaten bildiği konulara gereğinden fazla zaman ayırırken asıl probleme yeterince odaklanmayabilir.
Saruhan Kurs'ta eğitim sürecinin analizle başlamasının temel nedeni budur.
Önce ihtiyaç belirlenir; ardından çalışma planı oluşturulur.
TYT Kimya ile AYT Kimya Aynı Şekilde Çalışılır mı?
Tam olarak aynı şekilde çalışılması doğru değildir.
Her iki sınavda da temel kimya bilgisinin sağlam olması önemlidir. Ancak konu kapsamı, derinlik ve öğrenciden beklenen problem çözme davranışı farklılaşabilir.
TYT hazırlığında temel kavramların doğru anlaşılması ve farklı günlük yaşam bağlamlarında yorumlanabilmesi önem taşır.
AYT düzeyinde ise daha ayrıntılı konu bilgisi, kavramlar arasındaki bağlantılar ve bazı konularda daha yoğun sayısal işlem gereksinimi ortaya çıkabilir.
Bu nedenle çalışma programının yalnızca “kimya programı” olması yeterli değildir.
Öğrencinin hedefi programın yapısını değiştirmelidir.
Sayısal Kimya Sorularında Sorun Gerçekten Kimya mı?
Her zaman değil.
Mol hesaplamaları, gazlar, çözeltiler veya denge gibi alanlarda öğrencinin matematiksel işlem becerileri kimya performansını etkileyebilir.
Öğrenci kimyasal ilişkiyi doğru kurduğu hâlde oran-orantıda hata yapabilir.
Bu durumda bütün konuyu yeniden anlatmak verimli olmayabilir.
Önce hata ayrıştırılmalıdır:
Kimyasal model yanlış mı?
Kullanılan bağıntı yanlış mı?
Birim dönüşümünde mi hata var?
Matematiksel işlem mi yanlış?
Bu ayrım öğretmene müdahalenin nerede yapılması gerektiğini gösterir.
Bir yanlışın nedenini doğru teşhis etmek bazen onlarca yeni soru çözmekten daha değerlidir.
Konu Anlatımı Ne Zaman Gereklidir?
Öğrencinin temel kavramı bilmediği veya yanlış yapılandırdığı durumlarda konu anlatımı gereklidir.
Ancak her yanlış sorunun ardından konuyu baştan anlatmak doğru değildir.
Öğrenci konuyu biliyor fakat bilgiyi kullanmakta zorlanıyorsa ihtiyaç farklıdır.
Bu durumda öğretmen:
soru yorumlama,
bilgiler arasında bağlantı kurma,
uygun çözüm yolunu seçme,
hata analizi
üzerinde daha fazla durabilir.
Dolayısıyla iyi bir özel ders sürecinde konu anlatımı amaç değil, öğrencinin ihtiyacına göre kullanılan araçlardan biridir.
%100 Birebir Kimya Dersinin Avantajı Nedir?
Birebir dersin önemli avantajlarından biri öğrencinin düşünme sürecinin yakından izlenebilmesidir.
Öğretmen yalnızca öğrencinin doğru veya yanlış cevabını görmez.
Öğrencinin:
soruya nereden başladığını,
hangi bilgiyi önemli gördüğünü,
hangi kavramları ilişkilendirdiğini,
nerede kararsız kaldığını,
hangi hata türünü tekrar ettiğini
de gözlemleyebilir.
Saruhan Kurs'ta derslerin %100 birebir yürütülmesi, çalışma hızının ve içeriğinin öğrencinin ihtiyacına göre değiştirilmesine imkân verir.
Bir öğrenci belirli bir kavram üzerinde daha uzun süre çalışırken başka bir öğrenci aynı konuyu hızla geçip soru uygulamalarına yönelebilir.
Birebir eğitimin değeri yalnızca öğretmen ile öğrencinin aynı masada olması değildir.
Asıl değer, eğitim kararlarının o öğrenciden gelen verilere göre değişebilmesidir.
Kimya Sorusu Yanlış Yapıldığında Ne Yapılmalı?
Yanlış sorunun çözümüne bakıp doğru seçeneği öğrenmek başlangıçtır; hata analizi değildir.
Öğrenci yanlışın kaynağını mümkün olduğunca belirlemelidir.
Örneğin:
Kavramı bilmiyordum.
Sorudaki koşulu gözden kaçırdım.
İki kavramı birbirine karıştırdım.
Kimyasal denklemi yanlış kurdum.
Doğru bağıntıyı seçtim fakat işlem hatası yaptım.
Soruyu doğru çözebilecek bilgim vardı ancak acele ettim.
Bu sınıflandırma öğrencinin tekrar programını değiştirir.
Kavram hatası konu çalışması gerektirebilir.
İşlem hatası daha kontrollü uygulama gerektirebilir.
Okuma hatası ise öğrencinin soru çözme davranışına yönelik farklı bir çalışma gerektirir.
Yanlış sorular böyle değerlendirildiğinde öğrencinin eksiklerini gösteren bir haritaya dönüşür.
Kimya Ödevleri Nasıl Planlanmalı?
Ödevin değeri yalnızca soru sayısıyla ölçülmemelidir.
Öğrencinin ihtiyacı belirlenmeden verilen yüz soru, doğru seçilmiş yirmi sorudan daha faydalı olmak zorunda değildir.
Bir öğrencinin temel düzeyde pekiştirmeye ihtiyacı olabilir.
Başka bir öğrencinin farklı soru biçimleri görmesi gerekebilir.
Bir diğer öğrencinin yalnızca belirli hata türlerini azaltmaya yönelik çalışması daha anlamlı olabilir.
Saruhan Gelişim Modeli'nde ödev ve takip bu nedenle eğitim sürecinin devamı olarak ele alınır.
Ders sırasında öğrenilenler ödevle sınanır.
Ödevden gelen sonuçlar ise sonraki dersin planlanmasına veri sağlar.
Böylece:
ders → uygulama → gözlem → yeni karar
şeklinde devam eden bir öğrenme döngüsü oluşur.
Kimyada Gelişim Nasıl Ölçülmeli?
Net değişimi önemli bir göstergedir ancak tek gösterge değildir.
Öğrencinin gelişimi değerlendirilirken şu değişimler de izlenebilir:
Aynı kavram hatalarını daha az yapıyor mu?
Kimyasal gösterimleri daha doğru yorumluyor mu?
Sayısal sorularda çözüm yolunu daha hızlı belirliyor mu?
Öğretmen yardımı olmadan çözebildiği soru çeşitliliği artıyor mu?
Yanlışının nedenini kendisi açıklayabiliyor mu?
Yeni sorularda öğrendiği bilgiyi kullanabiliyor mu?
Öğrencinin bağımsızlığı arttıkça öğrenmenin niteliği de değişir.
Çünkü eğitim sürecinin amacı öğrenciyi sürekli öğretmene bağımlı hâle getirmek değil, zamanla kendi öğrenmesini daha iyi yönetebilir duruma getirmektir.
Kartepe'de Kimya Özel Ders Seçerken Nelere Bakılmalı?
Öğretmenin kimya alan bilgisi elbette önemlidir.
Fakat veli ve öğrenci için değerlendirme bununla sınırlı kalmamalıdır.
Şu sorular yararlı olabilir:
Öğrencinin başlangıç seviyesi analiz ediliyor mu?
TYT ve AYT hedefleri ayrıştırılıyor mu?
Ders öğrencinin ihtiyacına göre planlanıyor mu?
Öğretmen kavramların nedenini açıklıyor mu?
Yanlış sorular analiz ediliyor mu?
Ödevler kontrol ediliyor mu?
Öğrencinin gelişimi düzenli takip ediliyor mu?
Veliye süreç hakkında anlamlı bilgi veriliyor mu?
İyi bir kimya özel ders süreci yalnızca bugünkü soruyu çözmeyi değil, öğrencinin yarın karşılaşacağı yeni soruyu kendi başına çözebilme ihtimalini artırmayı hedeflemelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kimya özel derse hangi seviyede başlanmalı?
Belirli bir net sınırı yoktur. Başlangıç kararı öğrencinin hedefi, mevcut bilgisi, konu eksikleri ve kendi başına ilerlemekte zorlandığı noktalar değerlendirilerek verilmelidir.
Kimya ezberlenerek öğrenilebilir mi?
Bazı temel bilgiler ezber gerektirebilir; ancak kimya yalnızca ezberle öğrenilemez. Kavramlar arasındaki ilişkilerin anlaşılması ve bilginin farklı problemlere uygulanabilmesi gerekir.
TYT Kimya ve AYT Kimya için ayrı çalışma planı gerekir mi?
Öğrencinin hedeflediği sınava göre planın kapsamı ve derinliği değişmelidir. Ortak temeller bulunmasına rağmen iki sınav için aynı çalışma planını aynen uygulamak uygun olmayabilir.
Kimyada matematik eksikliği sorun oluşturur mu?
Bazı konularda oluşturabilir. Özellikle sayısal sorularda oran-orantı, denklem kurma ve işlem becerileri performansı etkileyebilir. Hatanın kimya bilgisinden mi matematiksel işlemden mi kaynaklandığı ayrıştırılmalıdır.
Kimya özel dersinde sadece soru mu çözülür?
Hayır. Öğrencinin ihtiyacına göre kavram öğretimi, konu çalışması, soru çözümü, yanlış analizi, ödev ve tekrar birlikte kullanılabilir.
Saruhan Kurs'ta kimya özel dersleri birebir mi?
Evet. Dersler %100 birebir yürütülür ve çalışma içeriği öğrencinin mevcut durumu ile hedeflerine göre planlanır.
İlk analiz dersi ücretli mi?
Hayır. İlk analiz dersi ücretsizdir ve öğrencinin mevcut durumunu ve eğitim ihtiyacını değerlendirmek amacıyla kullanılır.
Kısa Özet
- Kimyada aynı yanlış cevap farklı öğrenme problemlerinden kaynaklanabilir.
- Konuyu bilmek ile bilgiyi yeni bir soruda kullanabilmek aynı beceri değildir.
- Kimya; gözlemlenebilir olay, tanecik düzeyi ve sembolik gösterim arasında ilişki kurmayı gerektirir.
- Sayısal sorulardaki bazı hataların kaynağı matematiksel işlem becerileri olabilir.
- Birebir eğitim öğrencinin çözüm sonucunun yanında düşünme sürecinin de izlenmesine imkân verir.
- Ödev ve yanlış analizi sonraki çalışma kararlarını belirlemek için kullanılmalıdır.
- Gelişim yalnızca net artışıyla değil, öğrencinin giderek daha bağımsız problem çözebilmesiyle de değerlendirilmelidir.
Saruhan Hoca'nın Görüşü
Kimyada öğrencinin önüne çıkan en büyük engellerden biri, birbirinden kopuk görünen bilgileri tek tek hafızada tutmaya çalışmaktır.
Oysa kimya anlam kazandığında parçalar birbirine bağlanmaya başlar. Bir sembol yalnızca sembol olmaktan çıkar; bir taneciği temsil eder. Bir denklem yalnızca katsayılardan oluşmaz; gerçekleşen değişimin diline dönüşür. Bir hesaplama da yalnızca sayıların işlemi değil, kimyasal ilişkinin matematiksel ifadesidir.
Bu nedenle öğrencinin her yanlışında daha fazla bilgi vermek yerine bazen o bilginin zihninde nereye bağlandığını görmek gerekir.
Kimyada kalıcı ilerleme, öğrencinin daha çok şeyi hatırlamasından önce öğrendikleri arasında daha doğru ilişkiler kurmaya başlamasıyla görünür hâle gelir.
Önce Öğrencinin Kimyada Neye İhtiyacı Olduğunu Belirleyelim
Kartepe'de kimya özel ders arıyorsanız öğrencinin mevcut seviyesini, kavramsal eksiklerini, soru çözme davranışını ve TYT-AYT hedefini birlikte değerlendirebiliriz.
Ücretsiz analiz dersi ile başlayın.
Saruhan Kurs
Dumlupınar Mah. Ankara Cad. No:6
Kartepe / Kocaeli
0544 269 00 41