Okullar Açılırken Ders Çalışma Düzeni Nasıl Kurulmalı?
Editör Notu
Okulların açılmasına yaklaşırken evlerde ders programları yeniden konuşulmaya başlar. Bu dönemde aceleyle yoğun bir çalışma düzeni kurmak yerine öğrencinin uyku saatini, günlük ritmini, geçen yıldan kalan eksiklerini ve yeni sınıf düzeyinin ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek gerekir.
Kısa Cevap
Okullar açılırken öğrenciden bir anda uzun saatler çalışması beklenmemelidir. Önce uyku ve günlük yaşam düzeni kurulmalı, okulun ilk günlerinde öğrencinin derslere uyumu gözlenmeli, ardından ihtiyacına uygun bir plan hazırlanmalıdır. İyi bir başlangıcın ölçüsü programın ağırlığı değil, öğrencinin bu programı düzenli biçimde sürdürebilmesidir.
Tatilin Son Günlerinde Yapılan Büyük Programlar Neden Uygulanamıyor?
Okulların açılmasına birkaç gün kala geçen yıldan kalan kitaplar masaya çıkarılır. Eksik konular sıralanır, yeni kaynaklar alınır ve oldukça ayrıntılı bir program hazırlanır. İlk bakışta her şey hazır görünür.
Sorun genellikle birkaç gün sonra ortaya çıkar.
Öğrenci tatil düzeninden henüz çıkamamıştır. Sabah erken kalkmakta zorlanır, okuldan yorgun gelir ve önüne konulan yoğun programa karşı isteksiz davranır. Hazırlanan plan uygulanamadığında aile bunun disiplinsizlikten kaynaklandığını düşünebilir. Oysa çoğu zaman sorun öğrencide değil, geçiş döneminin hesaba katılmamasındadır.
Tatil düzeninden okul düzenine geçiş bir düğmeye basmak kadar hızlı olmaz. Uyku saatinin erkene çekilmesi, ekran kullanımının yeniden düzenlenmesi ve kısa çalışma süreleriyle masaya dönüş, ağır bir programdan daha iyi bir başlangıç sağlayabilir.
Bir haftada bütün eksikler kapatılamaz. Fakat doğru kurulan bir başlangıç, öğrencinin dönem boyunca kullanacağı çalışma düzeninin temelini oluşturabilir.
İlk Hafta Bir Yarış Değil, Gözlem Dönemidir
Okulun ilk günlerinde velilerin en çok sorduğu sorulardan biri şudur: “Günde kaç saat ders çalışmalı?”
Bu sorunun her öğrenci için geçerli tek bir cevabı yoktur. Aynı sınıfa giden iki öğrenciden biri okuldan geldikten kısa süre sonra çalışmaya başlayabilirken diğeri dinlenmeye ihtiyaç duyabilir. Biri ödevlerini kendi başına planlayabilir, diğeri nereden başlayacağını belirlemekte zorlanabilir.
İlk hafta öğrencinin kaç saat çalıştığından önce nasıl çalıştığına bakılmalıdır.
Defterini ve kitabını hazırlayabiliyor mu? Ödevine yardım almadan başlayabiliyor mu? Okulda anlatılan konuyu eve geldiğinde hatırlıyor mu? Bir soruda takıldığında yeniden deniyor mu, yoksa hemen bırakıyor mu? Yeni konuya ilişkin güçlük gerçekten o konudan mı kaynaklanıyor, yoksa geçen yıldan kalan bir eksik mi var?
Bu gözlemler, hazırlanacak çalışma planı hakkında saatlerce yapılan konuşmadan daha fazla bilgi verebilir.
Çalışma Programının Omurgası Nasıl Kurulmalı?
İyi bir program günün her dakikasını doldurmaz. Öğrenciye ne zaman çalışacağını gösterirken dinlenebileceği ve kendi zamanını kullanabileceği alanlar da bırakır.
Başlangıçta üç noktanın yerleşmesi yeterlidir:
- O gün okulda işlenen konulara kısa süreli dönüş
- Ödevlerin son saate bırakılmadan tamamlanması
- Zorlanılan bir ders veya soru tipi için ayrı çalışma
Buradaki “kısa tekrar”, bütün dersleri baştan sona yeniden çalışmak anlamına gelmez. Öğrenci defterini açıp derste hangi başlıkların işlendiğine bakabilir, birkaç örnek çözebilir ve anlamadığı yeri işaretleyebilir. Yirmi dakikalık dikkatli bir tekrar, masada isteksizce geçirilen uzun bir süreden daha verimli olabilir.
Program öğrencinin mevcut alışkanlığına göre genişletilmelidir. Daha önce düzenli çalışmayan bir öğrenciye ilk günden iki veya üç saatlik görev vermek çoğunlukla sürdürülemez. Kısa süreyle başlayıp düzen oturdukça ilerlemek daha gerçekçidir.
Her Sınıf Düzeyinde Aynı Plan İşe Yaramaz
İlkokul yıllarında temel amaç öğrenciyi uzun süre masada tutmak değildir. Okuma alışkanlığı, yönergeyi anlayabilme, okul çantasını hazırlama ve başladığı işi bitirme gibi beceriler öne çıkar. Bu yaşlarda kısa ve düzenli çalışmalar daha uygundur.
Ortaokulda derslerin içeriği genişler. Matematik ve Fen Bilimleri gibi önceki öğrenmelerin üzerine kurulan derslerde eski eksikler daha görünür hâle gelir. Öğrenci yeni konuyu dinlediği hâlde soruya başlayamıyorsa sorun bazen o gün anlatılan konu değildir.
Sekizinci sınıfta okul dersleriyle LGS hazırlığının birlikte yürütülmesi gerekir. Çok sayıda kaynak almak veya ilk haftalardan itibaren ağır deneme programlarına başlamak tek başına çözüm olmaz. Öğrencinin hangi soru türlerinde zorlandığı, zamanı nasıl kullandığı ve yanlışlarının nerede başladığı görülmelidir.
Liseye geçişte ders sayısı, konu yoğunluğu ve öğretmen beklentileri değişir. Dokuzuncu sınıf öğrencisinin önce yeni sisteme uyum sağlaması gerekir. Üst sınıflarda okul dersleriyle TYT ve AYT çalışmaları arasında denge kurulmalıdır. Hazır bir programı bütün lise öğrencilerine uygulamak bu farklılıkları gözden kaçırır.
Sorun İsteksizlik mi, Birikmiş Eksik mi?
Ders çalışmayan her öğrenci isteksiz değildir. Bazen öğrenci masaya oturur fakat ne yapacağını bilemez. Sorunun ilk adımını göremediği için oyalanır, sık sık kalem değiştirir veya kısa sürede çalışmayı bırakır.
Bu davranış dışarıdan bakıldığında isteksizlik gibi görünebilir. Oysa öğrenci konuya nereden gireceğini bilmiyor olabilir.
Dört işlemde yeterince akıcı olmayan bir öğrenci cebirsel işlemlerde çok zaman kaybedebilir. Kesirler konusunda eksiği bulunan bir öğrenci rasyonel sayılarda zorlanabilir. Okuduğunu anlamakta güçlük yaşayan bir öğrenci, matematik işlemlerini yapabildiği hâlde problem sorularında ne istendiğini kaçırabilir.
Böyle bir durumda öğrenciye daha fazla soru vermek sorunu çözmez. Önce güçlüğün başladığı basamağa dönmek gerekir. Bunun nasıl belirlendiğini Analiz Dersi Nedir? içeriğinde ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.
Okul Derslerine Destek Ne Zaman Düşünülmeli?
Okulun ilk günlerinde yaşanan her güçlük için özel bir destek planlamak gerekmez. Yeni sınıfa, öğretmenlere ve ders programına alışmak zaman alabilir. Ancak bazı belirtiler birkaç hafta boyunca devam ediyorsa öğrencinin durumu daha ayrıntılı incelenmelidir.
Ödevler her akşam uzun tartışmalara dönüşüyorsa, öğrenci dersi dinlediği hâlde temel sorulara başlayamıyorsa, benzer yanlışları tekrarlıyorsa veya yeni konular eski eksikler yüzünden anlaşılamıyorsa okula destek özel ders ihtiyacı değerlendirilebilir.
Saruhan Kurs’ta süreç hazır bir programın öğrenciye verilmesiyle başlamaz. Öğrencinin mevcut bilgisi, çalışma alışkanlığı ve zorlandığı noktalar incelenir. Elde edilen sonuçlara göre kişisel bir plan oluşturulur.
Bu çalışma; analiz, planlama, %100 birebir uygulama, ödev takibi ve veli bilgilendirmesinden oluşan Saruhan Gelişim Modeli çerçevesinde yürütülür. Amaç öğrencinin ders yükünü artırmak değil, çalışmasının neden karşılık vermediğini bulmaktır.
Hazırlanan Program Neden Takip Edilmelidir?
Öğrencinin ihtiyacına uygun bir program hazırlamak önemli bir başlangıçtır; ancak programın ilk hâli her zaman doğru sonucu vermeyebilir.
Bir çalışma süresi öğrenciye uzun gelebilir. Seçilen kaynak seviyesinin üzerinde olabilir. Başlangıçta öncelikli görünen bir konu, birkaç hafta sonra yerini başka bir ihtiyaca bırakabilir. Planın değişmesi başarısızlık değildir. Öğrenciden gelen bilgiye göre yapılan bir düzeltmedir.
Bu yüzden yapılan ödevlerin, tekrar eden yanlışların ve öğrencinin yardım almadan çözebildiği soruların düzenli olarak izlenmesi gerekir. Akademik takip, planın öğrencinin gelişimine göre güncellenmesini sağlar.
Veli Bu Süreçte Nasıl Destek Olabilir?
Velinin her ödevi kontrol etmesi veya bütün çalışma süresince öğrencinin yanında oturması, zamanla çocuğun kendi sorumluluğunu almasını zorlaştırabilir.
Daha sağlıklı olan; çalışma ortamını hazırlamak, belirlenen saatleri hatırlatmak ve öğrencinin yapabildiği işleri kendisine bırakmaktır. Yardım gerektiğinde soruyu çözmek yerine nerede zorlandığını anlatmasını istemek de daha öğretici olabilir.
“Bugün kaç soru çözdün?” sorusu çoğu zaman yalnızca bir sayı verir. “Bugün hangi soruda zorlandın?” ya da “Derste anlamadığın bir yer oldu mu?” soruları ise öğrencinin öğrenme süreci hakkında daha fazla şey anlatır.
Veli ile öğretmen arasındaki iletişimin amacı öğrenciyi sürekli kontrol altında tutmak değildir. Evde görülenlerle derste gözlenenleri bir araya getirerek ihtiyaçları daha doğru anlamaktır. Bu yaklaşımın ayrıntıları veli bilgilendirmesi içeriğinde ele alınmıştır.
Çocukların bazen kötü geçen bir güne ihtiyacı vardır. Bir gün programın aksaması, bütün düzenin bozulduğu anlamına gelmez. Önemli olan ertesi gün yeniden başlayabilmektir.
Sık Sorulan Sorular
Okullar açılmadan önce ders çalışmaya başlanmalı mı?
Öğrenci uzun süredir hiç çalışmadıysa kısa tekrarlarla başlanabilir. Amaç bütün eksikleri birkaç günde tamamlamak değil, yeniden düzenli çalışmaya alışmaktır.
Okulun ilk haftasında günde kaç saat çalışılmalı?
Herkes için geçerli tek bir süre yoktur. Öğrencinin yaşı, okuldan geliş saati, ders yükü ve çalışma alışkanlığı dikkate alınmalıdır. Başlangıçta kısa ve düzenli çalışmalar tercih edilebilir.
Geçen yıldan kalan eksikler nasıl belirlenir?
Eski defterler, sınav sonuçları ve öğrencinin zorlandığı soru türleri incelenebilir. Eksikliğin yalnızca konu adını değil, öğrencinin hangi basamakta durduğunu belirlemek gerekir.
Öğrenci program yapmak istemiyorsa ne yapılmalı?
Programın tamamını öğrenci adına hazırlamak yerine çalışma saatleri ve öncelikler birlikte belirlenebilir. Öğrenci kendi kararının bulunduğu bir plana daha kolay sorumluluk geliştirebilir.
Okula destek özel ders ne zaman alınmalı?
Kısa süreli uyum güçlükleri hemen özel ders gerektirmez. Sorun devam ediyor, eski eksikler yeni konuları engelliyor veya ödevler sürekli yetişkin yardımına bağlı yürüyorsa öğrencinin ihtiyacı analiz edilebilir.
Ders programı ne sıklıkla değiştirilmelidir?
Sabit bir süre belirlemek doğru değildir. Öğrencinin okul programı, sınav sonuçları, ödevleri ve gözlenen gelişimi değiştikçe çalışma planı da güncellenebilir.
Kısa Özet
- Okula dönüş bir anda yoğun çalışmaya geçiş olarak görülmemelidir.
- İlk hafta öğrencinin çalışma süresinden önce çalışma biçimi gözlenmelidir.
- Program okul, tekrar, ödev, dinlenme ve kişisel ihtiyaçlar arasında denge kurmalıdır.
- Aynı çalışma planı her yaşa ve her öğrenciye uygun değildir.
- İsteksizlik gibi görünen davranışların arkasında temel öğrenme eksikleri bulunabilir.
- Hazırlanan plan öğrencinin gelişimine göre takip edilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir.
- Veli desteği sürekli kontrol etmekten çok uygun ortam ve sağlıklı iletişim kurmaya dayanmalıdır.
İlgili İçerikler
- Kartepe Okula Destek Özel Ders
- Analiz Dersi Nedir?
- Saruhan Gelişim Modeli (SGM) Nedir?
- Akademik Takip Neden Başarının Anahtarıdır?
- Veli Bilgilendirmesi Neden Eğitim Sürecinin Önemli Bir Parçasıdır?
- 7. Sınıf Matematikte 30’dan 100’e: Gerçek Öğrenci Gelişim Vakası
Saruhan Hoca’nın Görüşü
Okullar açılırken öğrenciye verilebilecek en güçlü başlangıç, ağır bir program değil; nerede zorlandığını gören ve sürdürebileceği bir çalışma düzenidir. Doğru plan öğrenciyi masada daha uzun tutan değil, kendi öğrenmesinin sorumluluğunu zamanla üstlenmesini sağlayan plandır.