Matematik Özel Dersinde Başarı Nasıl Sağlanır?

Matematik özel dersinde başarı nasıl sağlanır? Konu eksiği, problem çözme, hata analizi, düzenli çalışma ve kişiye özel matematik eğitiminin temel ilkelerini keşfedin.

Matematik Özel Dersinde Başarı Nasıl Sağlanır?

Editör Notu

Matematik özel dersi alan bir öğrencinin başarısının artması yalnızca daha fazla soru çözmesine veya daha uzun süre ders almasına bağlı değildir.

Matematik, önceki öğrenmelerin yeni öğrenmeleri güçlü biçimde etkilediği bir alandır. Bu nedenle öğrencinin nerede zorlandığının, bu zorluğun hangi temel eksikten kaynaklandığının ve öğrendiği bilgiyi problem çözerken kullanıp kullanamadığının anlaşılması gerekir.

Bu rehber; bireyselleştirilmiş öğretim, ön öğrenmeler, geri bildirim, hata analizi, problem çözme ve bağımsız öğrenme ilkeleri temel alınarak hazırlanmıştır.

Ana düşüncemiz şudur:

Matematik başarısı daha fazla soru çözmekten önce, öğrencinin matematikte nasıl düşündüğünü anlamakla başlar.

 

Matematik Özel Dersinde Başarı Nasıl Sağlanır?

Kısa cevap: Matematik özel dersinde başarı; öğrencinin mevcut seviyesinin doğru analiz edilmesi, temel eksiklerinin giderilmesi, kavramların anlaşılması, öğrencinin aktif problem çözmesi, hatalarının nedenlerinin incelenmesi, düzenli tekrar yapması ve gelişiminin takip edilmesiyle sağlanabilir.

Burada önemli olan yalnızca öğrencinin matematik dersi alması değildir.

Önemli olan:

Matematik dersinin öğrencinin gerçek ihtiyacına göre nasıl yapılandırıldığıdır.

 

Matematik Neden Bazı Öğrenciler İçin Zorlaşır?

“Çocuğum matematik yapamıyor.”

Velilerden sık duyulan ifadelerden biridir.

Fakat eğitim açısından bu cümle bize yeterli bilgi vermez.

Çünkü matematikte zorlanmanın çok farklı nedenleri olabilir.

Öğrenci;

temel kavramları öğrenmemiş olabilir,

geçmiş yıllardan eksikler taşıyabilir,

işlem becerilerinde zorlanabilir,

konuyu bilmesine rağmen probleme uygulayamayabilir,

soruyu anlamakta güçlük çekebilir,

yanlış çözüm stratejileri kullanabilir,

hatalarını analiz etmiyor olabilir,

yalnızca öğretmenle birlikteyken soru çözebiliyor olabilir.

Bütün bu öğrenciler dışarıdan bakıldığında “matematikte zorlanıyor” gibi görünür.

Ancak aynı probleme sahip değildir.

Bu nedenle matematik eğitiminde ilk soru:

“Hangi konuyu anlatalım?”

değil;

“Öğrenci neden zorlanıyor?”

olmalıdır.

 

Matematikte Temel Eksikler Neden Önemlidir?

Matematik büyük ölçüde birbiri üzerine kurulan öğrenmelerden oluşur.

Yeni bir konu çoğu zaman önceki bilgileri kullanmayı gerektirir.

Örneğin öğrenci denklem sorularında zorlanıyor olabilir.

Ancak problem doğrudan denklem konusunda başlamamış olabilir.

Öğrencinin;

negatif sayılar,

kesirler,

işlem önceliği

veya cebirsel ifadeler

konularındaki eksikleri denklem çözmesini zorlaştırabilir.

Bu durumda sürekli denklem anlatmak beklenen gelişimi sağlamayabilir.

Çünkü görünen problemle problemin kaynağı aynı yerde değildir.

Matematik özel dersinde bu nedenle şu soru çok değerlidir:

“Öğrencinin yapamadığı konu bu; fakat eksik gerçekten burada mı başladı?”

 

Matematik Özel Dersinde Başarının 10 Temel İlkesi

1. Ders Öğrenci Analiziyle Başlamalıdır

Öğretmenin ilk görevi öğrenciye konu anlatmak değildir.

Önce öğrencinin mevcut durumunu anlamaktır.

Analizde;

hangi kazanımlara hâkim olduğu,

hangi konularda zorlandığı,

hangi hata türlerini yaptığı,

soruları nasıl çözdüğü,

geçmişten gelen eksiklerinin bulunup bulunmadığı

ve hedefinin ne olduğu

değerlendirilmelidir.

Çünkü yanlış başlangıç noktası, bütün eğitim planını etkileyebilir.

 

2. Temel Eksikler Görmezden Gelinmemelidir

Öğrencinin sınıf seviyesinin gerisindeki konulara dönmek bazen ailelere zaman kaybı gibi görünebilir.

Oysa temel eksik varsa geriye dönmek geri gitmek değildir.

İleri gidebilmek için zemini sağlamlaştırmaktır.

Öğrencinin güncel konuyu öğrenebilmesi için gerekli ön öğrenmeler eksikse önce bunlar tamamlanmalıdır.

Aksi hâlde öğrenci yeni konuları ezberleyebilir fakat bilgiyi kullanmakta zorlanabilir.

 

3. Formül Ezberlemek Yerine Kavram Anlaşılmalıdır

Matematikte formüller önemlidir.

Ancak formülün ne anlama geldiğini bilmeden yalnızca ezberlemek kırılgan bir öğrenme oluşturabilir.

Öğrenci;

neden bu işlemi yaptığını,

formülün nereden geldiğini,

hangi durumda kullanılabileceğini

ve hangi durumda kullanılamayacağını

anlamalıdır.

Çünkü sınavda soru biçimi değiştiğinde yalnızca ezberlenen yöntem yetersiz kalabilir.

Kalıcı matematik öğrenmesi işlemin yanında anlamı da gerektirir.

 

4. Öğretmen Değil, Öğrenci Soru Çözmelidir

Matematik özel dersinde sık yapılan hatalardan biri öğretmenin çok fazla soru çözmesidir.

Öğretmen çözümü anlatır.

Öğrenci izler.

Her şey anlaşılmış görünür.

Fakat öğrenci aynı soruyla tek başına karşılaştığında ne yapacağını bilemeyebilir.

Çünkü çözümü görmek ile çözümü üretmek aynı şey değildir.

Bu nedenle iyi matematik dersinde öğretmen gerektiği kadar model olur, ardından sorumluluğu öğrenciye bırakır.

Matematik izleyerek değil, düşünerek öğrenilir.

 

5. Hatalar Matematik Eğitiminin Verisi Olarak Kullanılmalıdır

Yanlış soru, öğrencinin başarısızlığının kanıtı değildir.

Doğru incelendiğinde öğretmen için önemli bir bilgi kaynağıdır.

Öğrenci neden yanlış yaptı?

Konuyu bilmiyor mu?

İşlem mi hatalı?

Soruyu mu yanlış yorumladı?

Yanlış strateji mi seçti?

Bilgiyi farklı bir soruya aktaramadı mı?

Bu ayrım yapılmadan öğrenciye yalnızca daha fazla soru vermek gerçek problemi çözmeyebilir.

Matematikte yanlış cevap, doğru incelendiğinde öğrenmenin yolunu gösterebilir.

 

6. Çözümden Önce Öğrencinin Düşünmesi Beklenmelidir

Öğrenci soruda birkaç saniye durduğunda öğretmenin hemen müdahale etmesi her zaman yararlı değildir.

Bazen öğrencinin düşünmek için zamana ihtiyacı vardır.

İyi öğretmen gerektiğinde:

“Ne biliyoruz?”

“Buradan ne çıkarabiliriz?”

“Daha önce buna benzeyen hangi soruyu çözmüştük?”

gibi sorularla öğrencinin düşünmesini destekler.

Ama cevabı öğrencinin yerine üretmez.

Çünkü amaç yalnızca o sorunun çözülmesi değildir.

Öğrencinin problem karşısında düşünme alışkanlığı kazanmasıdır.

 

7. Kolaydan Zora Doğru Bir Öğrenme Yapısı Kurulmalıdır

Öğrenciyi yalnızca zor sorularla karşılaştırmak matematik gelişimini hızlandırmaz.

Benzer şekilde sürekli kolay soru çözmek de gelişim için yeterli değildir.

Doğru çalışma;

temel becerilerin yerleştiği,

öğrencinin güven kazandığı,

ardından giderek daha karmaşık problemlere geçtiği

bir yapı oluşturmalıdır.

Öğrencinin seviyesi ile sorunun zorluğu arasında doğru denge kurulmalıdır.

 

8. Ders Dışında Bağımsız Matematik Çalışması Olmalıdır

Özel ders haftanın yalnızca belirli bir bölümüdür.

Öğrenmenin kalıcı hâle gelebilmesi için öğrencinin ders dışında da matematikle çalışması gerekir.

Bu çalışma;

kısa tekrarlar,

hedefli soru çözümü,

yanlışların yeniden incelenmesi

ve belirli aralıklarla eski konulara dönüş

şeklinde planlanabilir.

Buradaki amaç yüzlerce soru çözmek değildir.

Doğru soruları, doğru nedenle çözmektir.

 

9. Gelişim Sadece Notla Ölçülmemelidir

Sınav notu ve net sayısı önemlidir.

Fakat matematik gelişimini yalnızca bunlarla değerlendirmek eksik kalabilir.

Şunlar da takip edilmelidir:

Öğrenci soruya daha doğru başlayabiliyor mu?

Aynı hataları daha az yapıyor mu?

Çözüm stratejisi geliştirebiliyor mu?

Yeni soru türlerinde bilgisini kullanabiliyor mu?

Öğretmen yardımı olmadan daha fazla soru çözebiliyor mu?

Çözümünü açıklayabiliyor mu?

Bunlar gelişimin erken göstergeleri olabilir.

Not ve net artışı çoğu zaman bu gelişimin daha sonra görünen sonucudur.

 

10. Amaç Öğrenciyi Matematik Öğretmenine Bağımlı Hâle Getirmek Olmamalıdır

Öğrenci başlangıçta öğretmen desteğine ihtiyaç duyabilir.

Ancak iyi eğitim ilerledikçe öğretmenin müdahalesi azalmalıdır.

Başlangıçta öğretmen:

“Şimdi bunu yap.”

diyebilir.

Zamanla:

“Burada ne yapabileceğini düşünüyorsun?”

demeye başlamalıdır.

Sonunda öğrenci bu soruyu kendi kendine sorabilmelidir.

Matematik eğitiminin güçlü sonuçlarından biri budur:

Öğrencinin problem karşısında kendi düşünme sürecini yönetebilmesi.

 

Çok Soru Çözmek Matematik Başarısını Artırır mı?

Soru çözmek matematik öğreniminin önemli bir parçasıdır.

Ancak yalnızca soru sayısını artırmak başarı garantisi değildir.

Örneğin öğrenci aynı hatayı 100 soruda tekrar ediyorsa 100 soru çözmüş olur.

Fakat doğru öğrenme gerçekleşmemiş olabilir.

Bu nedenle soru sayısından önce şu sorular önemlidir:

Öğrenci neden bu soruları çözüyor?

Yanlışlarını inceliyor mu?

Sorular seviyesine uygun mu?

Farklı soru türleriyle karşılaşıyor mu?

Öğrendiği bilgiyi yeni problemlere aktarabiliyor mu?

Matematikte soru sayısı değil, soruların öğrencinin düşünmesini nasıl geliştirdiği önemlidir.

 

Yeni Nesil Matematik Soruları Neden Zorlayabilir?

Özellikle LGS gibi sınavlarda öğrenciden yalnızca işlem yapması beklenmez.

Soruyu anlaması,

verileri ilişkilendirmesi,

gereksiz bilgileri ayırması,

uygun matematiksel modeli kurması

ve çözüm stratejisi geliştirmesi gerekir.

Bu nedenle yalnızca konu bilgisine sahip olmak bazı öğrenciler için yeterli olmayabilir.

Öğrencinin bilgiyi yeni durumlarda kullanmayı öğrenmesi gerekir.

Bu beceri tek bir “yeni nesil soru tekniği” ezberleyerek değil, farklı problem durumları üzerinde düşünerek gelişir.

 

Matematik Kaygısı Başarıyı Etkiler mi?

Bazı öğrenciler matematikle ilgili olumsuz deneyimler biriktirebilir.

“Ben matematik yapamıyorum.”

düşüncesi zamanla öğrencinin soruya yaklaşımını etkileyebilir.

Burada öğretmenin görevi yalnızca öğrenciyi motive etmek değildir.

Öğrenciye gerçek ve ulaşılabilir başarı deneyimleri yaşatmak gerekir.

Öğrenci daha önce yapamadığı bir şeyi kendi başına yapabildiğini gördükçe matematikle ilgili algısı değişmeye başlayabilir.

Bu nedenle özgüven yalnızca:

“Sen yaparsın.”

denilerek değil;

“Yapabildiğini görmesini sağlayarak”

geliştirilmelidir.

 

Matematikte Yanlış Defteri Tutmak Faydalı mı?

Doğru kullanıldığında faydalı olabilir.

Ancak yanlış defteri yalnızca yanlış soruların yapıştırıldığı bir arşiv olmamalıdır.

Öğrenci mümkünse şunu da yazmalıdır:

Neden yanlış yaptım?

Doğru düşünce neydi?

Benzer soruda neye dikkat etmeliyim?

Böylece yanlış defteri bir soru koleksiyonundan çıkar ve öğrencinin kendi öğrenmesini gözlemlediği bir araca dönüşür.

 

Matematik Özel Dersinde Ödev Nasıl Olmalıdır?

Ödev öğrencinin seviyesine ve derste yapılan çalışmaya bağlı olmalıdır.

İyi matematik ödevi;

derste öğrenilen bilgiyi pekiştirmeli,

öğrenciyi bağımsız çözmeye yönlendirmeli,

öğretmene sonraki ders için veri sağlamalı

ve öğrencinin kapasitesine uygun miktarda olmalıdır.

Çok fazla soru vermek her zaman daha iyi ödev anlamına gelmez.

Önemli olan öğrencinin yaptığı çalışmanın öğrenmeye hizmet etmesidir.

 

Matematik Özel Dersinde Öğretmen Nasıl Olmalıdır?

Matematik öğretmeninin alan bilgisi güçlü olmalıdır.

Ancak bunun yanında;

öğrencinin düşünme sürecini gözlemleyebilmeli,

temel eksiklerin kaynağına inebilmeli,

aynı kavramı farklı yollarla açıklayabilmeli,

öğrenciyi aktif tutabilmeli,

hataları analiz edebilmeli

ve gerektiğinde eğitim planını değiştirebilmelidir.

İyi matematik öğretmeni yalnızca zor soruları çözebilen kişi değildir.

Öğrencinin neden çözemediğini anlayabilen kişidir.

 

Matematik Özel Dersi Haftada Kaç Saat Olmalıdır?

Bunun için her öğrenciye uygulanabilecek standart bir sayı yoktur.

Ders yoğunluğu;

öğrencinin mevcut seviyesi,

temel eksikleri,

hedefi,

sınava kalan süre,

ders dışındaki çalışma düzeni

ve gelişim hızına

göre belirlenmelidir.

Bazı öğrenciler haftada sınırlı destekle ilerleyebilirken bazı öğrencilerin belirli bir dönemde daha yoğun çalışması gerekebilir.

Temel ilke şudur:

Önce ihtiyaç belirlenmeli, sonra ders saati planlanmalıdır.

 

Matematik Özel Dersi Ne Kadar Sürede Sonuç Verir?

Bu sorunun da herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.

Öğrencinin;

başlangıç seviyesi,

eksiklerinin derinliği,

çalışma düzeni,

hedefi

ve sürece katılımı

sonucun ortaya çıkma süresini etkiler.

Bazı gelişmeler kısa sürede fark edilebilir.

Örneğin öğrenci daha az işlem hatası yapmaya veya belirli bir konuda daha bağımsız çözüm üretmeye başlayabilir.

Net ve sınav sonuçlarındaki kalıcı değişim ise daha uzun süre gerektirebilir.

Bu nedenle gelişimi yalnızca ilk birkaç sınav sonucuyla değerlendirmek doğru olmayabilir.

 

Velinin Matematik Eğitimindeki Rolü Ne Olmalıdır?

Velinin evde matematik öğretmeni olması gerekmez.

Sürekli:

“Kaç soru çözdün?”

“Bu soruyu neden yapamadın?”

“Hocan bunu anlatmadı mı?”

şeklindeki kontrol dili zamanla akademik gerilim oluşturabilir.

Daha sağlıklı yaklaşımda öğretmen eğitim sürecini yönetir, öğrenci sorumluluk alır ve veli gelişim hakkında düzenli bilgi sahibi olur.

Velinin görevi matematik öğretmekten çok öğrenmenin gerçekleşebileceği sağlıklı ortamı desteklemektir.

 

Matematik Özel Dersinde Başarısızlığın Yaygın Nedenleri

Özel ders alınmasına rağmen beklenen gelişim görülmüyorsa yalnızca öğrenciye bakmak doğru değildir.

Şunlar değerlendirilmelidir:

• Gerçek eksik doğru tespit edildi mi?

• Temel kazanımlara gerektiğinde dönüldü mü?

• Öğrenci derste aktif mi?

• Öğretmen çok fazla soru mu çözüyor?

• Öğrenci ders dışında çalışıyor mu?

• Yanlışlar analiz ediliyor mu?

• Ödevler takip ediliyor mu?

• Ders planı gelişime göre değiştiriliyor mu?

• Öğrenci öğretmenine aşırı bağımlı hâle geliyor mu?

Beklenen sonuç oluşmadığında çözüm her zaman daha fazla ders değildir.

Önce mevcut eğitimin neden sonuç üretmediği anlaşılmalıdır.

 

Matematik Başarısı Nasıl Ölçülmelidir?

Sağlıklı değerlendirmede tek bir göstergeye bağlı kalınmamalıdır.

Birlikte değerlendirilebilecek göstergeler şunlardır:

Akademik sonuçlar: sınav notları, deneme netleri ve kazanım performansı.

Hata analizi: aynı yanlışların tekrar edip etmediği.

Problem çözme: öğrencinin yeni sorular karşısında strateji geliştirebilmesi.

Bağımsızlık: öğretmen yardımı olmadan çözebildiği soruların artması.

Çalışma davranışı: düzenli tekrar ve ödev alışkanlığının gelişmesi.

Matematiksel özgüven: öğrencinin zor sorular karşısında denemekten vazgeçmemesi.

Böylece yalnızca sonuca değil, sonucu oluşturan gelişime bakılmış olur.

 

Saruhan Kurs’ta Matematik Özel Dersine Nasıl Yaklaşıyoruz?

Saruhan Kurs’ta matematik eğitimini yalnızca konu anlatımı olarak değerlendirmiyoruz.

Süreci beş temel aşamada ele alıyoruz:

1. Analiz Et

Öğrencinin mevcut seviyesini, temel eksiklerini ve hata türlerini belirlemeye çalışırız.

2. Planla

Öğrencinin seviyesi ve hedefi doğrultusunda kişiye özel çalışma planı oluştururuz.

3. %100 Birebir Uygula

Öğretmenin bütün dikkatini tek öğrencinin öğrenme sürecine yöneltebildiği birebir ders modeli uygularız.

4. Ödev ve Takip

Öğrencinin ders dışındaki matematik çalışmasını takip ederiz.

5. Veli Bilgilendirme

Velinin evde öğretmen rolünü üstlenmesine gerek kalmadan gelişim hakkında düzenli bilgi sahibi olmasını amaçlarız.

Bu yaklaşımın merkezinde tek bir düşünce vardır:

Öğrenciye daha fazla matematik göstermek değil, matematiği daha doğru öğrenmesini sağlamak.

 

Sık Sorulan Sorular

 Matematik Özel Dersi başarıyı artırır mı?

Öğrencinin ihtiyacına uygun ve nitelikli biçimde uygulandığında öğrenmeyi destekleyebilir. Ancak hiçbir eğitim yöntemi tek başına başarı garantisi değildir.

Matematik özel dersinde ilk olarak ne yapılmalıdır?

Öğrencinin mevcut seviyesi, temel eksikleri, hata türleri ve hedefleri analiz edilmelidir.

Matematikte çok soru çözmek gerekli mi?

Soru çözümü önemlidir ancak yalnızca sayı artırmak yeterli değildir. Yanlışların incelenmesi ve farklı problem türleri üzerinde düşünülmesi gerekir.

Matematikte temel eksikler nasıl kapatılır?

Eksik kazanım belirlenmeli, gerektiğinde önceki konulara dönülmeli ve öğrenme kademeli biçimde yeniden yapılandırılmalıdır.

Matematik özel dersi haftada kaç saat olmalı?

Her öğrenci için standart bir süre yoktur. Öğrencinin ihtiyacına göre belirlenmelidir.

Matematik yapamayan öğrenci matematiğini geliştirebilir mi?

Bir öğrenciyi değişmez biçimde “matematik yapamayan” olarak tanımlamak doğru değildir. Eksiklerin ve öğrenme güçlüğünün nedenleri belirlenerek uygun öğretim ve çalışma ile gelişim sağlanabilir.

Matematik öğretmeni sürekli soru çözmeli mi?

Hayır. Öğretmen gerektiğinde model olmalı ancak öğrenci giderek daha fazla çözüm sorumluluğu üstlenmelidir.

Matematikte özgüven nasıl gelişir?

Öğrencinin kendi çabasıyla elde ettiği gerçek ve kademeli başarı deneyimleri özgüven gelişimini destekleyebilir.

 

Kısa Özet

• Matematikte başarısızlık tek bir nedene bağlanmamalıdır.

• Önce öğrencinin neden zorlandığı analiz edilmelidir.

• Temel eksikler gerektiğinde geriye dönülerek tamamlanmalıdır.

• Kavramsal öğrenme yalnızca formül ezberlemenin önüne geçmelidir.

• Öğretmen yerine öğrenci soru çözmelidir.

• Yanlışlar öğrenme verisi olarak kullanılmalıdır.

• Öğrenciye düşünmesi için zaman verilmelidir.

• Soru çözümü kolaydan karmaşığa doğru yapılandırılmalıdır.

• Ders dışında bağımsız çalışma yapılmalıdır.

• Nihai hedef öğrencinin matematik problemleri karşısında kendi düşünmesini yönetebilmesidir.

 

????‍???? Saruhan Hoca’nın Görüşü

Matematikte zorlanan bir öğrenci gördüğümüzde çoğu zaman ilk çözümümüz daha fazla konu anlatmak ve daha fazla soru çözdürmek oluyor.

Oysa bana göre bundan önce cevaplanması gereken daha önemli bir soru vardır:

Bu öğrenci matematikte neden zorlanıyor?

Çünkü bir öğrencinin yapamadığı soruyu görmek kolaydır.

Asıl eğitim, neden yapamadığını anlayabildiğimiz yerde başlar.

Bazen öğrenci bugünkü konuyu bilmiyordur.

Bazen bugünkü konuyu anlayabilmesi için yıllar önce öğrenmesi gereken bir bilgi eksiktir.

Bazen bilgiyi bilir fakat problem karşısında nasıl kullanacağını bilemez.

Bazen de öğretmeni yanında olduğunda yapabildiği bir soruyu yalnız kaldığında çözemiyordur.

Bu öğrencilerin hepsine daha fazla soru vermek aynı sonucu üretmez.

Çünkü eğitimde çözüm, görünen hataya değil hatanın kaynağına yönelmelidir.

Matematik öğretiminin amacı da öğrencinin karşısına çıkabilecek bütün soru çeşitlerini önceden göstermek olamaz.

Böyle bir şey zaten mümkün değildir.

Asıl amaç, öğrenciye daha önce görmediği bir problemle karşılaştığında kullanabileceği düşünme gücünü kazandırmaktır.

Bu nedenle benim için matematikte gerçek gelişimin önemli bir göstergesi yalnızca doğru cevapların artması değildir.

Öğrenci artık sorunun karşısında daha uzun süre düşünebiliyor mu?

Yanlış yaptığında nerede hata yaptığını arıyor mu?

Bilmediği bir soruda hemen vazgeçmek yerine bildiklerinden hareket edebiliyor mu?

Ve en önemlisi, öğretmeni yanında olmadığında da çözüm üretebiliyor mu?

Eğer bunlar gerçekleşiyorsa matematikte yalnızca netleri artırmıyoruz.

Öğrencinin düşünme biçimini geliştiriyoruz.

Çünkü matematiğin eğitimdeki gerçek değeri yalnızca doğru cevaba ulaşmak değildir.

Öğrenciye bir problem karşısında düşünmeyi, denemeyi, yanılmayı ve yeniden yol bulmayı öğretmesidir.

İyi matematik eğitimi öğrenciye bütün soruların cevabını öğretmez; cevabını bilmediği bir soruyla karşılaştığında ne yapacağını öğretir.

İşte gerçek eğitim de tam olarak budur.

 

Yararlanılan Kaynaklar

• Education Endowment Foundation – Mathematics
• Education Endowment Foundation – Feedback
• Education Endowment Foundation – Metacognition and Self-Regulated Learning
• National Council of Teachers of Mathematics – Principles to Actions
• John Hattie – Visible Learning
• Dunlosky ve arkadaşları – Improving Students’ Learning with Effective Learning Techniques
• Millî Eğitim Bakanlığı – Matematik Dersi Öğretim Programları

İlgili Makaleler

• Özel Ders Nedir? Kimler İçin Gereklidir?
• Birebir Eğitim Nedir? Nasıl Uygulanır ve Neden Etkilidir?
• İyi Bir Özel Ders Nasıl Olmalıdır? 10 Temel Kriter
• Bir Öğrencinin Akademik Eksikleri Nasıl Tespit Edilir?
• Özel Ders Kaç Saat Olmalı? Haftalık Ders Planı Nasıl Belirlenir?

Saruhan Kurs

Eğitim Özel İlgi İster.