Özel Ders Öğretmeni Nasıl Seçilir? Veli İçin Kapsamlı Rehber

Özel ders öğretmeni nasıl seçilir? İyi bir öğretmende bulunması gereken özellikleri, öğretmen-öğrenci uyumunu ve doğru seçim için uzman önerilerini keşfedin.

Yayınlanma Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Editör Notu

Bu makale, Saruhan Kurs eğitim ekibi tarafından öğrenme bilimleri, öğretmen niteliği, geri bildirim, bireyselleştirilmiş öğretim ve öğrenci-öğretmen etkileşimi üzerine yapılan akademik çalışmalar ile uzun yıllara dayanan eğitim deneyimi dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Amacımız velilere belirli bir öğretmeni tavsiye etmek değil; nitelikli bir özel ders öğretmenini değerlendirirken hangi eğitimsel ölçütlere bakılması gerektiğini açıklamaktır.

Çünkü özel ders öğretmeni seçerken asıl soru:

“Bu öğretmen konuyu iyi biliyor mu?”

sorusundan daha büyüktür.

Doğru soru şudur:

“Bu öğretmen, bildiğini benim çocuğumun öğrenebileceği bir eğitime dönüştürebiliyor mu?”

 

Özel Ders Öğretmeni Nasıl Seçilir?

Kısa cevap: İyi bir özel ders öğretmeni; alanını bilen, öğrencinin mevcut seviyesini analiz edebilen, neden zorlandığını anlayabilen, öğretim yöntemini öğrenciye göre değiştirebilen, nitelikli geri bildirim veren ve öğrencinin gelişimini düzenli olarak takip eden öğretmendir.

Bu nedenle öğretmen seçiminde yalnızca;

diplomaya,

deneyim yılına,

referanslara,

ders ücretine

veya popülerliğe

bakmak yeterli değildir.

Bunların hepsi değerli bilgiler olabilir.

Ancak özel dersin başarısını belirleyen temel soru şudur:

Öğretmen ile öğrencinin arasında gerçekten öğrenme gerçekleşiyor mu?

 

Alanında Çok İyi Olmak, İyi Özel Ders Öğretmeni Olmak İçin Yeterli midir?

Hayır. Alan bilgisi gereklidir fakat tek başına yeterli değildir.

Bir matematik öğretmeninin matematiği çok iyi bilmesi gerekir.

Bir fizik öğretmeninin fiziğe hâkim olması gerekir.

Bu tartışılmaz.

Ancak bir şeyi bilmek ile onu öğretebilmek aynı beceri değildir.

Öğretmen konuyu çok ileri düzeyde biliyor olabilir.

Fakat öğrencinin nerede zorlandığını anlayamıyorsa, sürekli kendi düşünme biçimine göre anlatıyorsa veya öğrenci anlamadığında aynı açıklamayı tekrar ediyorsa alan bilgisi tek başına yeterli olmaz.

Çünkü öğretmenin görevi bilgisini göstermek değildir.

Bilgiyi öğrencinin öğrenebileceği hâle getirmektir.

 

İyi Bir Özel Ders Öğretmeninde Bulunması Gereken 10 Özellik

1. Öğrenciyi Tanımadan Eğitime Başlamamalıdır

Nitelikli bir öğretmenin ilk refleksi hemen konu anlatmaya başlamak olmamalıdır.

Önce öğrenciyi anlamaya çalışmalıdır.

Öğrenci hangi seviyede?

Hangi konularda zorlanıyor?

Geçmişten gelen eksikleri var mı?

Nasıl çalışıyor?

Hangi hata türlerini yapıyor?

Hedefi ne?

Bu soruların cevapları bilinmeden oluşturulan eğitim, gerçekten kişiye özel olmayabilir.

Bu nedenle iyi öğretmen önce anlamaya, sonra anlatmaya çalışır.

 

2. Öğrencinin Yanlışını Değil, Yanlışının Nedenini Görmelidir

Öğrenci matematik sorusunu yanlış yaptı.

Öğretmen doğru çözümü gösterdi.

Problem çözülmüş müdür?

Her zaman değil.

Çünkü öğrencinin neden yanlış yaptığını hâlâ bilmiyoruz.

Konu eksikliği olabilir.

Soruyu yanlış anlamış olabilir.

Yanlış strateji seçmiş olabilir.

Temel işlem hatası yapmış olabilir.

Önceki yıllardan gelen bir kazanım eksiği bulunabilir.

Bu nedenle iyi öğretmenin sorusu yalnızca:

“Doğru cevap nedir?”

değildir.

Asıl soru:

“Öğrenci neden bu cevaba ulaştı?”

olmalıdır.

Yanlış cevap öğretmen için yalnızca hata değil, öğrencinin düşünme biçimi hakkında veridir.

 

3. Aynı Konuyu Farklı Yollarla Anlatabilmelidir

Öğrenci anlamadı.

Öğretmen tekrar anlattı.

Öğrenci yine anlamadı.

Öğretmen aynı şeyi daha yüksek sesle veya daha yavaş anlattı.

Bu, öğretimi bireyselleştirmek değildir.

Bazen sorun öğrencide değil, kullanılan açıklama biçimindedir.

İyi öğretmen gerektiğinde;

farklı örnek kullanabilmeli,

somutlaştırabilmeli,

görselleştirebilmeli,

konuyu daha küçük parçalara ayırabilmeli

ve öğrencinin ön bilgisine geri dönebilmelidir.

Çünkü öğrencinin anlamaması her zaman “öğrenci anlamıyor” anlamına gelmez.

Bazen öğretim yönteminin değişmesi gerekir.

 

4. Öğrenciyi Pasif Dinleyici Hâline Getirmemelidir

Özel derste öğretmenin sürekli konuşması ilk bakışta etkileyici görünebilir.

Öğretmen çok şey anlatmıştır.

Defter dolmuştur.

Birçok soru çözülmüştür.

Fakat önemli olan öğretmenin kaç soru çözdüğü değildir.

Öğrencinin öğretmen olmadan kaç soru çözebildiğidir.

Nitelikli öğretmen öğrenciyi sürecin içine sokar.

Öğrenci;

düşünür,

soru sorar,

tahmin eder,

çözüm üretir,

yanlış yapar,

yanlışını düzeltir

ve öğrendiğini uygular.

İyi öğretmen öğrencinin yerine düşünmez.

Öğrenciyi düşündürür.

 

5. Nitelikli Geri Bildirim Verebilmelidir

“Yanlış.”

“Dikkat et.”

“Bir daha çöz.”

Bu ifadeler tek başına yeterli geri bildirim değildir.

Öğrencinin şunları anlaması gerekir:

Neyi doğru yaptım?

Nerede hata yaptım?

Neden hata yaptım?

Bir sonraki denemede neyi değiştirmeliyim?

Nitelikli geri bildirim öğrencinin yalnızca bugünkü soruyu çözmesine değil, gelecekte benzer hataları fark etmesine yardımcı olmalıdır.

İyi öğretmen cevabı vermekten çok, öğrencinin doğru cevaba ulaşma biçimini geliştirir.

 

6. Öğrenciye Göre Tempo Belirleyebilmelidir

Her öğrenci aynı hızda öğrenmez.

Birebir eğitimin önemli avantajlarından biri öğretmenin tempoyu değiştirebilmesidir.

Öğrenci konuyu anlamadıysa öğretmen durabilmelidir.

Gerekirse geçmiş konuya dönebilmelidir.

Öğrenci konuya hâkimse gereksiz tekrarlarla zaman kaybetmemelidir.

Bu nedenle iyi özel ders öğretmeni müfredatı yetiştirmeye değil, öğrenmeyi gerçekleştirmeye odaklanmalıdır.

Dersin hızlı ilerlemesi her zaman iyi ders anlamına gelmez.

Önemli olan öğrencinin gerçekten ilerlemesidir.

 

7. Öğrenciyle Güven İlişkisi Kurabilmelidir

Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öğrencinin soru sorabilmesi gerekir.

“Bunu anlamadım.”

diyebilmesi gerekir.

Yanlış yapabilmesi gerekir.

Bir öğrenci öğretmeninin yanında sürekli yargılanacağını düşünüyorsa anlamadığı noktaları saklamaya başlayabilir.

Bu nedenle öğretmen-öğrenci ilişkisindeki güven yalnızca öğrencinin öğretmeni sevmesi anlamına gelmez.

Güven:

“Burada anlamadığımı söyleyebilirim ve hata yapabilirim.”

duygusudur.

Nitelikli öğretmen öğrencinin hatasını küçümsemez.

Hatayı öğrenmenin doğal parçası hâline getirir.

 

8. Ödev Vermekten Çok Ödevi Yönetebilmelidir

Çok ödev vermek iyi öğretmenliğin göstergesi değildir.

Ödevin;

öğrencinin seviyesine uygun,

belirli bir amaca yönelik,

yapılabilir miktarda

ve takip edilebilir

olması gerekir.

Daha da önemlisi, sonraki derste ödevin sonucunun kullanılmasıdır.

Öğrenci hangi sorularda zorlandı?

Hangi hataları tekrar etti?

Hangi konu gelişti?

Ödev öğretmene öğrencinin ders dışındaki öğrenmesi hakkında bilgi vermelidir.

Bu nedenle ödev yalnızca öğrenciye verilen görev değildir.

Öğretmen için de bir ölçme aracıdır.

 

9. Gelişimi Ölçebilmelidir

Velinin:

“Hocam, nasıl gidiyor?”

sorusuna yalnızca:

“Gayet iyi gidiyor.”

cevabının verilmesi yeterli değildir.

İyi öğretmen öğrencinin gelişimini mümkün olduğunca somut göstergelerle takip edebilmelidir.

Örneğin;

konu hâkimiyeti,

doğru soru oranı,

tekrarlanan hata türleri,

soru çözme süresi,

deneme sonuçları,

ödev performansı,

bağımsız çözüm becerisi

zaman içinde değerlendirilebilir.

Çünkü öğretmenin yalnızca ders vermesi değil, verdiği eğitimin sonuçlarını da okuyabilmesi gerekir.

 

10. Öğrenciyi Kendisine Bağımlı Hâle Getirmemelidir

Bu belki de iyi özel ders öğretmenini anlamanın en önemli ölçütüdür.

Başlangıçta öğrenci yoğun öğretmen desteğine ihtiyaç duyabilir.

Fakat zaman içinde;

kendi yanlışını fark etmeye,

çalışmasını planlamaya,

hangi konuda eksik olduğunu görmeye,

problem karşısında strateji geliştirmeye

başlamalıdır.

Eğer öğrenci her soruda öğretmenine ihtiyaç duymaya devam ediyorsa eğitimde bir sorun olabilir.

Çünkü iyi öğretmenin nihai hedefi:

öğrencinin kendisine daha fazla ihtiyaç duyması değil, zamanla daha az ihtiyaç duymasıdır.

 

Öğretmen-Öğrenci Uyumu Neden Önemlidir?

Çok başarılı bir öğretmen her öğrenci için doğru öğretmen olmayabilir.

Bu, öğretmenin kötü olduğu anlamına gelmez.

Öğrencilerin;

kişilikleri,

iletişim biçimleri,

öğrenme hızları,

akademik seviyeleri

ve ihtiyaçları farklıdır.

Bazı öğrenciler daha sakin bir öğretmenle rahat eder.

Bazıları daha dinamik bir öğretim biçimine ihtiyaç duyar.

Bazıları yoğun yönlendirmeye ihtiyaç duyarken bazı öğrenciler daha bağımsız çalışabilir.

Bu nedenle öğretmen seçiminde yalnızca:

“Bu öğretmen iyi mi?”

sorusu sorulmamalıdır.

Şu soru daha değerlidir:

“Bu öğretmen, bu öğrenci için doğru öğretmen mi?”

 

İlk Ders Neden Önemlidir?

İlk ders yalnızca öğretmenin öğrenciyi değerlendirdiği bir süreç değildir.

Öğrenci de öğretmeni değerlendirir.

İlk görüşme veya analiz dersinde şu noktalar gözlemlenebilir:

Öğretmen öğrenciyi gerçekten dinliyor mu?

Hemen ders anlatmaya mı başlıyor?

Doğru sorular soruyor mu?

Öğrencinin düşünmesini bekliyor mu?

Hata yaptığında nasıl tepki veriyor?

Öğrenci soru sormakta rahat mı?

Öğretmen ders sonunda öğrenci hakkında anlamlı bir değerlendirme yapabiliyor mu?

Bu nedenle ilk dersin amacı yalnızca “ders yapmak” değil, doğru eğitim ilişkisinin kurulup kurulamayacağını anlamaktır.

 

Deneyimli Öğretmen Her Zaman Daha mı İyidir?

Deneyim önemlidir.

Yıllar boyunca farklı öğrencilerle çalışmak öğretmene güçlü bir gözlem ve yöntem repertuvarı kazandırabilir.

Ancak deneyimin tek başına yeterli olduğunu söylemek doğru değildir.

Önemli olan yalnızca öğretmenin kaç yıldır ders verdiği değildir.

Bu yıllar boyunca öğretimini ne kadar geliştirdiğidir.

Uzun deneyime sahip fakat her öğrenciye aynı yöntemle yaklaşan bir öğretmen ile daha kısa deneyime sahip fakat öğrenciyi analiz eden ve öğretimini sürekli geliştiren bir öğretmen arasında otomatik olarak bir üstünlük kurulamaz.

Dolayısıyla deneyim değerlendirilmelidir.

Ancak tek kriter hâline getirilmemelidir.

 

Genç Öğretmen mi, Deneyimli Öğretmen mi?

Bu sorunun da tek bir doğru cevabı yoktur.

Öğretmenin yaşı eğitim kalitesini belirleyen güvenilir bir ölçüt değildir.

Genç bir öğretmen;

enerjik,

güncel sınav sistemine hâkim

ve öğrenciyle güçlü iletişim kurabilen biri olabilir.

Deneyimli bir öğretmen ise;

çok sayıda öğrenci profili görmüş,

hataları daha hızlı teşhis edebilen

ve geniş öğretim repertuvarına sahip

olabilir.

Asıl değerlendirilmesi gereken yaş değil:

öğretmenin öğrencinin ihtiyacına cevap verebilme kapasitesidir.

 

Özel Ders Öğretmeni Seçerken Fiyat Belirleyici Olmalı mı?

Fiyat doğal olarak ailelerin değerlendirdiği unsurlardan biridir.

Ancak tek başına kalite göstergesi değildir.

Pahalı öğretmen mutlaka daha iyi öğretmen değildir.

Ucuz öğretmen de mutlaka kötü değildir.

Asıl değerlendirilmesi gereken:

ödediğiniz ücret karşılığında kaç dakika ders aldığınız değil, nasıl bir eğitim süreci aldığınızdır.

Analiz var mı?

Plan var mı?

Takip var mı?

Geri bildirim var mı?

Gelişim ölçülüyor mu?

Öğretmen öğrenciye uygun mu?

Dolayısıyla özel ders maliyetini yalnızca saat ücreti üzerinden değerlendirmek eksik bir karşılaştırmadır.

 

Veli Öğretmene Hangi Soruları Sormalıdır?

Öğretmen seçiminde velinin sorabileceği bazı güçlü sorular vardır:

  • Öğrencinin seviyesini nasıl belirliyorsunuz?
  • Eksiklerini nasıl tespit ediyorsunuz?
  • Ders planını neye göre oluşturuyorsunuz?
  • Öğrenci konuyu anlamazsa yönteminizi nasıl değiştiriyorsunuz?
  • Ödevleri nasıl takip ediyorsunuz?
  • Gelişimi nasıl ölçüyorsunuz?
  • Veliye ne sıklıkla bilgi veriyorsunuz?
  • Beklenen gelişim gerçekleşmezse ne yapıyorsunuz?
  • Öğrencinin kendi başına çalışma becerisini nasıl geliştiriyorsunuz?

Bu sorulara verilen cevaplar öğretmenin eğitim anlayışı hakkında önemli bilgiler verebilir.

Özel ders ücretlerini değerlendirirken yalnızca ilan edilen rakama değil; ders süresine, öğretmenin niteliğine ve hizmetin kapsamına birlikte bakmak gerekir. Güncel ücretleri ve fiyatları etkileyen unsurları ayrıca Özel Ders Fiyatları rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.

 

Özel Ders Öğretmeni Seçerken Yapılan 7 Hata

Doğru öğretmeni seçmek kadar, seçim sırasında hangi ölçütlerin yanıltıcı olabileceğini bilmek de önemlidir. Veliler çoğu zaman çocukları için en doğru kararı vermeye çalışırken doğal olarak fiyat, deneyim, tavsiye veya sınav başarısı gibi kolay görülebilen göstergelere yönelir.

Ancak bu göstergelerin hiçbiri tek başına öğretmen–öğrenci uyumunu ve eğitimin niteliğini açıklamaz.

1. Öğrencinin İhtiyacını Belirlemeden Öğretmen Aramak

Özel ders arayışı çoğu zaman “Matematiği zayıf”, “Netleri yükselmiyor” veya “Sınava hazırlanması gerekiyor” gibi genel bir ihtiyaçla başlar.

Oysa aynı sonuç farklı öğrencilerde farklı nedenlerden ortaya çıkabilir.

Bir öğrencinin temel konu eksikleri olabilir. Başka bir öğrenci konuyu bildiği hâlde bilgiyi soruya aktaramayabilir. Bir başkası düzenli çalışmadığı için ilerleyemeyebilir.

Bu nedenle öğretmen seçiminden önce mümkün olduğunca şu soru açıklığa kavuşturulmalıdır:

Öğrenci tam olarak nerede ve neden zorlanıyor?

İhtiyaç doğru tanımlandığında öğretmenden ne beklendiği de daha açık hâle gelir.

2. Yalnızca Fiyata Göre Karar Vermek

Fiyat önemli bir seçim ölçütüdür. Ancak tek başına değerlendirildiğinde yanıltıcı olabilir.

Çünkü aynı ücret iki farklı eğitim hizmetini ifade edebilir. Ders süresi, öğretmenin hazırlığı, ödev takibi, ders dışındaki geri bildirimler ve gelişimin izlenmesi hizmetin kapsamını değiştirebilir.

Bu nedenle yalnızca “Bir ders kaç TL?” sorusuyla yetinmek yerine dersin kaç dakika olduğu ve ücretin hangi hizmetleri kapsadığı da öğrenilmelidir.

En yüksek fiyat en iyi öğretmenin kanıtı olmadığı gibi, en düşük fiyat da her zaman en ekonomik seçim değildir.

Fiyat ancak karşılığında alınan eğitim süreci bilindiğinde anlamlı hâle gelir.

3. Yalnızca Tavsiye ve Referansa Güvenmek

Başka bir öğrencide çok başarılı sonuçlar elde etmiş bir öğretmen değerli bir referansa sahip olabilir. Ancak bu durum aynı öğretmenin her öğrenci için aynı sonucu oluşturacağını garanti etmez.

Öğrencilerin hazırbulunuşlukları, öğrenme hızları, hedefleri ve öğretmenle kurdukları iletişim birbirinden farklıdır.

Bu nedenle “Arkadaşımız çok memnun kaldı” önemli bir başlangıç bilgisi olabilir; fakat kararın tamamı olmamalıdır.

Bir öğretmenin başka bir öğrenciyle elde ettiği başarıdan daha önemli soru, sizin çocuğunuzun ihtiyacına nasıl cevap vereceğidir.

4. Diploma ve Deneyimi Tek Başına Yeterli Görmek

Öğretmenin branş eğitimi ve mesleki deneyimi elbette önemlidir. Özellikle sınava hazırlık sürecinde çalışılan alanı ve öğrenci grubunu tanıması önemli bir avantaj sağlayabilir.

Ancak öğretmenin bir konuyu çok iyi bilmesi, o bilgiyi her öğrenciye aynı başarıyla öğretebileceği anlamına gelmez.

Birebir eğitimde öğretmenin öğrencinin hatasını fark edebilmesi, anlatım biçimini gerektiğinde değiştirebilmesi ve öğrencinin seviyesine uygun sorular sorabilmesi de önemlidir.

Bu nedenle diploma ve deneyim seçimin başlangıç ölçütleri arasında yer almalı, fakat öğretim becerisinin yerine geçmemelidir.

5. Öğretmen–Öğrenci Uyumunu Yalnızca “Hocayı Sevdi” Diye Değerlendirmek

Öğrencinin öğretmeni sevmesi ve derse isteyerek gitmesi değerlidir. Ancak eğitimsel uyum bundan daha geniş bir kavramdır.

Asıl bakılması gereken öğrencinin öğretmenin yanında öğrenmeye ne kadar açık olduğudur.

Öğrenci anlamadığı noktayı rahatça söyleyebiliyor mu?

Hata yapmaktan çekiniyor mu?

Öğretmen öğrencinin verdiği tepkilere göre anlatımını değiştirebiliyor mu?

Öğrenci ders boyunca yalnızca dinliyor mu, yoksa düşünüyor, soru soruyor ve çözüm üretiyor mu?

Sağlıklı öğretmen–öğrenci uyumu yalnızca iyi iletişim değil, öğrenmenin gerçekleşebileceği bir ilişki kurabilmektir.

6. Özel Dersi Yalnızca Ders Saatinden İbaret Görmek

Öğrenci derste konuyu anlayabilir. Ancak öğrenmenin kalıcı hâle gelmesi çoğu zaman iki ders arasında yapılan çalışmalarla ilişkilidir.

Bu nedenle öğretmen seçiminde yalnızca dersin nasıl işlendiğine değil, ders sonrasında ne olduğuna da bakılmalıdır.

Ödev veriliyor mu?

Verilen çalışmalar kontrol ediliyor mu?

Tekrarlanan hatalar yeniden ele alınıyor mu?

Öğrencinin gelişimine göre sonraki derslerin planı değişiyor mu?

Gerektiğinde veliye geri bildirim veriliyor mu?

Ödev vermek ile öğrenme sürecini takip etmek aynı şey değildir. Takibin amacı öğrenciyi kontrol etmek değil, bir sonraki eğitim kararını daha doğru verebilmektir.

7. Başarıyı Yalnızca Sınav Notuyla Değerlendirmek

Özel dersin doğal amaçlarından biri akademik başarıyı artırmaktır. Dolayısıyla sınav notları ve deneme sonuçları önemlidir.

Ancak tek bir sınav sonucu bütün gelişimi göstermeyebilir.

Öğrencinin konu eksikleri azalıyor, daha önce yapamadığı soru türlerini çözmeye başlıyor, aynı hataları daha az tekrarlıyor veya öğretmen yardımı olmadan daha fazla soru çözebiliyorsa önemli bir gelişim gerçekleşiyor olabilir.

Tersi de mümkündür. Tek bir yüksek sınav sonucu kalıcı öğrenmenin oluştuğunu göstermeyebilir.

Bu nedenle gelişim yalnızca “Kaç aldı?” sorusuyla değil;

“Başlangıçta yapamadığı neleri artık kendi başına yapabiliyor?”

sorusuyla da değerlendirilmelidir

Bilim Ne Diyor?

Öğretmenin öğrencinin öğrenmesi üzerindeki etkisi yalnızca aktardığı bilgiyle sınırlı değildir.

Nitelikli öğretimde;

açık öğretim,

öğrencinin düşünme sürecinin gözlenmesi,

uygun geri bildirim,

öğrenmenin kontrol edilmesi

ve öğretimin öğrencinin verdiği tepkilere göre uyarlanması

önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Education Endowment Foundation’ın geri bildirim konusundaki kanıt değerlendirmesi, etkili geri bildirimin öğrencinin mevcut performansı ile hedeflenen öğrenme arasındaki farkı azaltmaya yardımcı olacak biçimde kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Education Endowment Foundation – Feedback⁠

Birebir öğretim değerlendirmesi ise bireysel desteğin etkisinin yalnızca öğrenci-öğretmen oranından değil, desteğin nasıl hedeflendiği ve uygulandığından etkilendiğini göstermektedir.

Education Endowment Foundation – One to One Tuition⁠

Buradan çıkarılabilecek temel sonuç şudur:

İyi öğretmenlik, bilginin miktarından çok öğrencinin öğrenmesini yönetebilme becerisidir.

 

Öğretmen mi Seçiyoruz, Eğitim Sistemi mi?

Özel ders söz konusu olduğunda bütün sorumluluğu öğretmenin bireysel performansına yüklemek de eksik olabilir.

Çünkü nitelikli birebir eğitim;

analiz,

planlama,

ödev,

takip,

ölçme

ve veli bilgilendirme

gibi öğretmenin ders saatinin dışına taşan süreçleri de içerir.

Bu nedenle özellikle kurumsal birebir eğitim hizmetinde yalnızca:

“Hangi öğretmen ders verecek?”

sorusuna değil;

“Bu öğrencinin eğitim süreci nasıl yönetilecek?”

sorusuna da cevap aranmalıdır.

İyi öğretmen çok değerlidir.

Fakat iyi öğretmeni iyi bir sistem desteklediğinde eğitim daha sürdürülebilir hâle gelir.

 

Saruhan Kurs’ta Öğretmen Seçimine Nasıl Yaklaşıyoruz?

Saruhan Kurs’ta öğretmen seçimini yalnızca branş eşleştirmesi olarak görmüyoruz.

Öğrencinin;

mevcut akademik seviyesi,

eksikleri,

hedefleri,

çalışma alışkanlıkları

ve öğretmenle uyumu

birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle eğitim sürecimizi: Saruhan Gelişim Modeli (SGM) kapsamında 

Analiz Et → Planla → %100 Birebir Uygula → Ödev ve Takip → Veli Bilgilendirme yaklaşımı üzerinden yürütüyoruz.

Buradaki temel düşüncemiz şudur:

Önemli olan yalnızca iyi öğretmeni bulmak değil, doğru öğrenci ile doğru öğretmeni doğru eğitim planında buluşturmaktır.

Özel Ders Ne Zaman Bırakılmalı?

Özel ders seçimi kadar önemli fakat daha az konuşulan bir soru da şudur:

Öğrenci özel derse ne kadar süre devam etmelidir?

Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Çünkü özel dersin süresi öğrencinin başlangıçtaki ihtiyacına, hedeflerine ve zaman içindeki gelişimine göre değişir.

Ancak özel dersin amacı mümkün olduğunca uzun süre ders almak olmamalıdır.

Başlangıçta belirlenen akademik ihtiyaç büyük ölçüde giderilmişse, öğrenci kendi çalışma düzenini sürdürebiliyor ve daha önce öğretmen desteğiyle yaptığı çalışmaları giderek bağımsız biçimde gerçekleştirebiliyorsa ders sıklığı yeniden değerlendirilebilir.

Örneğin öğrenci;

  • eksiklerini kendi başına fark edebiliyor,
  • çalışma planını büyük ölçüde uygulayabiliyor,
  • çözemediği bir soruyla hemen vazgeçmeden mücadele edebiliyor,
  • yaptığı hatanın nedenini araştırabiliyor,
  • öğrendiği bilgiyi farklı sorulara aktarabiliyor,
  • başlangıçta belirlenen akademik hedeflere yaklaşmış veya ulaşmışsa

öğretmen desteğine duyduğu ihtiyaç azalıyor olabilir.

Bu noktada özel dersin hemen tamamen bırakılması da zorunlu değildir. Öğrencinin durumuna göre ders sıklığı azaltılabilir, belirli aralıklarla kontrol dersleri yapılabilir veya ihtiyaç ortadan kalkmışsa süreç sonlandırılabilir.

Uzun Süre Ders Alınıyor Ama Gelişim Yoksa Ne Yapılmalı?

Özel dersin bırakılması yalnızca hedefe ulaşıldığında gündeme gelmez.

Öğrenci uzun süredir düzenli ders aldığı hâlde başlangıçta belirlenen problemde anlamlı bir değişim görülmüyorsa süreç yeniden değerlendirilmelidir.

Böyle bir durumda ilk tepki öğrenciyi suçlamak veya otomatik olarak ders saatini artırmak olmamalıdır.

Şu sorular yeniden sorulmalıdır:

Başlangıçtaki ihtiyaç doğru belirlenmiş miydi?

Uygulanan öğretim yöntemi bu öğrenci için uygun mu?

Öğrenci dersler arasında gerekli çalışmaları yapıyor mu?

Öğretmen–öğrenci uyumu sağlandı mı?

Gelişim doğru göstergelerle ölçülüyor mu?

Sorunun kaynağı gerçekten ders desteğiyle çözülebilecek bir akademik ihtiyaç mı?

Bu değerlendirme sonucunda öğretim yöntemi, çalışma planı, ders sıklığı veya gerektiğinde öğretmen tercihi değiştirilebilir.

Daha fazla ders her zaman daha fazla öğrenme anlamına gelmez.

İyi Özel Ders Öğrenciyi Öğretmene Bağımlı Hâle Getirmemelidir

Birebir eğitimde öğretmenin sürekli öğrencinin yanında olması kısa vadede başarı hissi oluşturabilir. Öğrenci öğretmenle birlikteyken soruları çözer, ödevlerini tamamlar ve konuları daha rahat anlayabilir.

Asıl gelişim ise öğretmen yanında olmadığında görülür.

Öğrenci zaman içinde kendi başına çalışabiliyor, öğrendiği yöntemleri yeni durumlarda kullanabiliyor ve karşılaştığı güçlükleri öğretmenin müdahalesi olmadan aşmaya başlıyorsa öğrenme sorumluluğu giderek öğrenciye geçiyor demektir.

Bu nedenle özel dersin başarısını yalnızca “Öğrenci öğretmeniyle ne kadar iyi çalışıyor?” sorusuyla değerlendirmek eksik kalır.

Bir soru daha sorulmalıdır:

“Öğrenci artık öğretmeni olmadan neleri yapabiliyor?”

Özel dersin uzun vadeli hedeflerinden biri, öğrencinin sürekli desteğe ihtiyaç duymasını sağlamak değil; ihtiyaç duyduğu desteği aldıktan sonra kendi öğrenmesini giderek daha fazla yönetebilmesini sağlamaktır.

İyi ilerleyen bir özel ders sürecinde öğretmenin katkısı azalmaz; öğrencinin bağımsızlığı artar

 

Sık Sorulan Sorular

İyi özel ders öğretmeni nasıl anlaşılır?

İyi öğretmen öğrenciyi analiz eder, ihtiyacına göre yöntem belirler, öğrenciyi aktif tutar, hataların nedenini araştırır, nitelikli geri bildirim verir ve gelişimi takip eder.

Öğretmenin deneyimi önemli midir?

Evet, önemlidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Deneyimin öğrencinin öğrenmesini yönetebilme becerisine dönüşmesi gerekir.

Öğretmen-öğrenci uyumu önemli midir?

Evet. Çok iyi bir öğretmen her öğrenci için doğru öğretmen olmayabilir.

İlk ders ücretsiz olmalı mı?

Ücretsiz olup olmaması eğitim kalitesini belirleyen bir kriter değildir. Daha önemli olan ilk görüşme veya dersin öğrenciyi tanımaya ve uygunluğu değerlendirmeye hizmet etmesidir.

Öğretmen sürekli konu anlatmalı mı?

Hayır. Öğrencinin düşünmesi, uygulaması, soru çözmesi ve hata yapması öğrenmenin önemli parçalarıdır.

Özel ders öğretmeni ödev vermeli mi?

Gerektiğinde evet. Ancak ödev öğrenciye uygun, amaçlı ve takip edilen bir çalışma olmalıdır.

Öğretmen veliye bilgi vermeli mi?

Özellikle okul çağındaki öğrencilerde öğrencinin sorumluluğunu zedelemeden düzenli ve anlamlı veli bilgilendirmesi yararlı olabilir.

Öğretmen değişikliği ne zaman düşünülmelidir?

Uzun süre beklenen gelişimin görülmemesi, öğretmen-öğrenci iletişiminin kurulamaması veya uygulanan yöntemin öğrenciye uygun olmadığının anlaşılması durumunda süreç yeniden değerlendirilmelidir.

 

Kısa Özet

• Alan bilgisi iyi öğretmenlik için gereklidir ancak tek başına yeterli değildir.

• Öğretmen önce öğrenciyi anlamalıdır.

• Hataların yalnızca sonucunu değil, nedenini araştırmalıdır.

• Öğretim yöntemini öğrenciye göre değiştirebilmelidir.

• Öğrenci derste aktif olmalıdır.

• Nitelikli geri bildirim verilmelidir.

• Öğretmen-öğrenci uyumu değerlendirilmelidir.

• Ödev ve gelişim düzenli takip edilmelidir.

• Fiyat ve deneyim tek başına seçim kriteri değildir.

• İyi öğretmenin nihai amacı öğrenciyi kendisine bağımlı hâle getirmek değil, bağımsız öğrenme becerisini geliştirmektir.

Saruhan Hoca’nın Görüşü

Özel ders öğretmeni seçerken velilerin karşısına birçok ölçüt çıkar: diploma, deneyim, referanslar, ders ücreti, sınav başarıları ve öğretmenin iletişim biçimi…

Bunların hepsi değerlidir. Ancak hiçbiri tek başına doğru öğretmeni tarif etmez.

Çünkü özel dersin temel farkı, öğrencinin bir öğretmenle yalnız kalması değil; eğitimin o öğrenciye göre değişebilmesidir.

İyi bir öğretmen öğrencinin yalnızca yanlış yaptığı soruyu görmez. Yanlışın nedenini anlamaya çalışır. Öğrenci konuyu bilmiyor mu, bildiğini kullanamıyor mu, soruyu yanlış mı yorumluyor, yoksa benzer bir hatayı sürekli mi tekrarlıyor?

Bu ayrım önemlidir. Çünkü doğru teşhis edilmemiş bir eksiklik, daha fazla konu anlatarak her zaman giderilemez.

Aynı ilke öğretim süreci için de geçerlidir. Bir yöntem sonuç vermiyorsa yalnızca daha fazla tekrar etmek yerine yöntemi değiştirebilmek gerekir. Öğrencinin gelişimi beklenen yönde ilerlemiyorsa ders sayısını artırmadan önce neden ilerlemediğini anlamak gerekir.

Özel dersin niteliğini belirleyen asıl unsur burada ortaya çıkar: Öğretmen yalnızca bilgisini aktaran kişi değil, öğrencinin öğrenme sürecini okuyabilen ve gerektiğinde bu süreci yeniden düzenleyebilen kişidir.

Ancak bunun da ötesinde bir ölçüt vardır.

Öğrenci aylar geçtikçe her soruda öğretmenine daha fazla ihtiyaç duyuyorsa süreç yeniden değerlendirilmelidir. Eğitim ilerledikçe öğretmenin bilgisi ve rehberliği, öğrencinin kendi düşünme, çalışma ve problem çözme becerilerine dönüşebilmelidir.

Bu nedenle özel dersin başarısını değerlendirirken yalnızca öğrencinin öğretmeniyle birlikte neler yapabildiğine bakmak yeterli değildir.

Daha anlamlı soru şudur:

Öğrenci bugün, öğretmeni yanında olmadan, dün yapamadığı neyi yapabiliyor?

Çünkü iyi öğretmen öğrencinin yerine yolu yürüyen değil; öğrencinin zamanla o yolu kendi başına yürüyebilmesini sağlayan öğretmendir.

 

Yararlanılan Kaynaklar

• Education Endowment Foundation – One to One Tuition
• Education Endowment Foundation – Feedback
• John Hattie – Visible Learning
• OECD – The Nature of Learning
• Dunlosky ve arkadaşları – Improving Students’ Learning with Effective Learning Techniques
• Millî Eğitim Bakanlığı – öğretim programları ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı

İlgili Makaleler

Özel Ders Nedir? Kimler İçin Gereklidir? Kapsamlı Rehber
Birebir Eğitim Nedir? Nasıl Uygulanır ve Neden Etkilidir?
İyi Bir Özel Ders Nasıl Olmalıdır? 10 Temel Kriter
Bir Öğrencinin Akademik Eksikleri Nasıl Tespit Edilir?
Özel Ders Kaç Saat Olmalı? Haftalık Ders Planı Nasıl Belirlenir?

Saruhan Kurs

Eğitim Özel İlgi İster.